🎏 Kur An I Kerim Den Nezaket Örnekleri
a. Kur'an-ı Kerim: İslam’ın ana kaynağı olan ve Hz. Muhammed’e Allah tarafından Cebrail aracılığı ile gönderilen kutsal kitaptır. Kur’an-ı Kerim’de İslam peygamberi ve daha önceki ümmetlerin peygamberleriyle ilgili kıssalar, ayetler yer alır. Bunlar, edebiyatın hemen her kolunda farklı şekillerde kullanılmıştır. b.
Kuran-ı Kerim’den nezaket örnekleri a Bakara suresi 83. ayet, Âl-i İmrân suresi 159. ayet, Tâhâ suresi 43-44. ayetler, Hucurât suresi 11-12. ayetler, Hümeze suresi 1-2. ayetler gibi nezaket örnekliği teşkil eden ayeti kerimeler
Kur'an-ı Kerim'in müslümanlar için önemi ‘Nursaçan’la Sohbetler’ Muhsin Bay’ın sunumu, Necmettin Nursaçan’ın sohbetleriyle Kanal 7’de
Kuran Öğretmeni; Rivayetler ve Kıraatlar; Harameyn Hatimleri; Farklı Dillerde Kuran Mealleri; Kur'an-ı Kerim - Quranic Recitations and Narrations - Miftah Muhammed es-Sultani sesinden tertilli Kur’an-ı Kerim (İbn-i Kesir’den, Kunbul kıraatı) 1 سورة الفاتحة. Boyut: 1 MB Türü: MP3. 2 سورة البقرة. Boyut: 159.
Kur'anda Dua Örekleri "Ey Rabbimiz bize dünya ve ahirette iyilik ver, bizi Cehennem azabından koru! (Bakara 201) Ey Rabbimiz bize sabır, cesaret ve sebat ver, kâfirlere karşı bize yardım et! (Bakara 250) Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma, bizden öncekilere yüklediğin gib
Kur’an-ı Kerim Mealleri PDF. 14 Aralık 2020 Yorum Yap 2,382 kez okundu.
Allah-u Teala beni, bizleri sonsuz mucize olan Kur’an-ı Kerim’e yöneltir, düşünmemizi emreder. Hud suresi de İslami inançlara ağırlık verir, bu da Allah-u Teala’dan bizlere bir mesajdır, birçok surede İslami inançlara ağırlık vermesi, bizler de inancımızdaki eksikliklere dikkat etmemiz gerektiğini gösterir.
Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır ” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır
Alay Etmemek, Zandan Kaçınmak ve Kusurları Örtmek. İnsanları alaya almamak ve küçük düşürmemek de Kur’an-ı Kerim’de emredilen nezaket kurallarındandır. Yüce Allah, insanlara her ne sebeple olursa olsun lakap takmayı, onları hoş olmayan şekilde anmayı ve aşağılamayı yasaklamıştır.
Genel Kur’an-ı Doğru Anlama ve TanımaKurs Programı’nı bitiren bireyin; Kur’an-ı Kerim mealinin herkes tarafından okunupanlaşılabilecek bir kitap olduğunu kavraması, Kur’an-ı Kerim’in temelözelliklerini bilmesi, Kur’an-ı Kerim’in indirilmesinden kitap haline getirilenekadar geçen aşamaları bilmesi, Tefsir tarihini ve dönemlerini örneklerleaçıklaması, Kur
2 Kur’an-ı Kerim’den Nezaket Örnekleri Sizce Kur’an-ı Kerim bizden nasıl bir insan olmamızı ister? İslam’da nezaketin temel kaynağı Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimi-zin sünnetidir. Hz. Peygamberin örnek ya-şantısına şahit olan; onun güzel ahlakını kendilerine rehber edinen sahabenin söz
Kur’an-ı Kerim’den Faydalanmanın Şartları . Kur’an-ı Kerim Sözlüğü . Kur’an-ı Kerim okumak üzere toplanmakta bir sakınca yoktur .
c4mXd9. Kur'an ayetleri neden parça parça inmiştir? Kur'an ayetleri okuyucusuna aralıklarla özet ve detay bilgi verir. Bu, bir çeşit öğrenme ve öğretme yöntemidir. Kısım kısım iniş Kur'an-ı Kerim, 23 sene içinde kısım kısım inmiştir. Aşağıdaki ayet bunu açıkça ifade ederTaha4 - Kur'an yeri ve yüce gökleri yaratan Allah tarafından parça parça indirilmiştir. Kur'an-ı Kerim'in bütün ayetleri göz önüne alındığında uzun sürede indiği kolaylıkla anlaşılır. Bazı ayetler Mekke dönemindeki mücadeleler ve savaşlar esnasında, bazıları Medine dönemindeki yeni İslam toplumunun inşâsı aşamasında inmiştir. Neden parça parça? Ayetlerin kur'an şeklinde yani küme küme ayrılmasının nedeni kitabın muhataplarına inmesi esnasında ya da günümüz okuyucusuna aralıklarla mesaj vermesi içindir. Bunu, ilkokul-ortaokul-lise-akademik seviyede zamanla bir konu hakkında bilgi edinmeye benzetmek mümkündür. Kur'an'da önce temel bir konu muhkem ve daha sonra ayrıntılar müteşabih şeklinde bir öğrenme/öğretme metodu - Biz onu kur'ân halinde küme küme ayırdık ki insanlara aralıklarla öğretesin. Onu parça parça indirdik. Bazı ayetler ise 23 sene içerisinde yaşanan birtakım olaylara istinaden indirilmiştir. Kefh83 - Sana Zülkarneyn hakkında soruyorlar.. Mücadele1 - Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitti.. Tek seferde inseydi? Kur'an ayetleri tek seferde inseydi, ilk muhatapları adeta bilgi yağmuruna tutulmuş olurlardı. Uzun sürede, adım adım ilerleyen vahiy halka örnek oluşturacak şekilde, bazıları gerçekleşen olaylara istinaden inmiştir. Böylece ilk müslümanlar, özellikle de Hz. Muhammed vahyi yaşayarak kısım kısım tebliğ - Görmezlikten gelenler "Kur’an ona toptan indirilseydi ya?" dediler. Böyle olması, senin kalbini sabitleyelim ve sana ağır ağır okuyalım alana not bir sorunuz mu var? Usûl 0 0 0 0 Ehl-i Sünnet nedir? Ehl-i Sünnet, kelami konularda çoğunluğu temsil eden görüşlerin ortak çatı adıdır. Üç ekol ile temsil edilir Selefilik, Maturidilik ve Eş'arilik... 12 327 119 9 Euzu besmele ne demektir? Bir işe başlarken kovulmuş şeytandan Rahman ve Rahim olan Allah'a sığınmaktır. "Euzübillahimineşşeytanirracim" olan ilk kısmı euzu, "Bismillahirrahma.. Previous Next 1 8 2 10 Khaos, Gaia, Uranus ve Titanlar nedir? Yunan mitolojisinin temeli Düzen'den evren, kosmos önce gelen Khaos'a kaos dayanır. Kaos boş uzam, başlangıcın yeryüzünü simgel.. Previous Next
Mü’minin dili, ilâhî hakîkatlerin bediî ve rûhânî güzelliklerini sergileyen bir hikmet pınarı olmalıdır. Cenâb-ı Hak, Kurʼân-ı Kerîmʼinde bizlere bir konuşma tarzı tâlim ediyor 1 DOĞRU SÖZ SÖYLE Her hususta, doğru, samimî, âdil ve hak-şinas olmamızı emrederek قَوْلاً سَدِيداً, yani doğru söz söyleyin, buyuruyor. Bkz. en-Nisâ, 9; el-Ahzâb, 70 2 İKRAMKÂR VE İLTİFATKÂR SÖZ SÖYLE Anne-babaya karşı “öf” bile deme, onlara; قَوْلاً كَرِيماً, yani ikramkâr ve iltifatkâr söz söyle, buyuruyor. Bkz. el-İsrâ, 23 3 GÖNÜL ALICI SÖZ SÖYLE Yoksula verebileceğin hiçbir şeyin yoksa ondan yüzünü çevirme, hiç olmazsa قَوْلًا مَيْسُورًا gönül alıcı, tesellî edici birkaç söz söyle, buyuruyor. Bkz. el-İsrâ, 28 4 TATLI SÖZ SÖYLE Başa kakmak ve gönül incitmek sûretiyle ecri zâyi edilen bir sadakadansa قَوْلٌ مَعْرُوفٌ, yani tatlı bir söz daha hayırlıdır, buyuruyor. Bkz. el-Bakara, 263 5 YUMUŞAK SÖZ SÖYLE Zâlimlerin kalbini yumuşatmak için قَوْلاً لَيِّناً, yani yumuşak söz söyleyin, buyuruyor. Bkz. Tâhâ, 44 6 TESİRLİ, HİKMETLİ SÖZ SÖYLE Yine tebliğ esnâsında قَوْلاً بَلِيغاً yani gönüllere işleyecek tesirli, hikmetli ve belîğ söz söyleyin, buyuruyor. Bkz. en-Nisâ, 63 7 BAĞIRMADAN, ALÇAK SESLE KONUŞ Kaba ve haşin konuşmaların bir müʼmine yakışmadığını ve ses tonumuzu da yerine göre ayarlamamız gerektiğini ifade sadedinde canlı bir misal vererek “Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” Lokman, 19 buyuruyor… Velhâsıl, Rabbimiz, bunun gibi pek çok tâlimatla, müʼmine yakışan konuşma üslûbunu Kurʼân-ı Kerîmʼinde beyan ediyor. Anaokulundan üniversitelere kadar bütün okullarda ve kurslarda yabancı dillerin öğretildiği günümüzde, Kurʼân-ı Kerîmʼin bizden istediği lisâna ne kadar âşinâyız? Beşerî lisanlara ne kadar, Kurʼân lisânına ne kadar ehemmiyet veriyoruz?..
Kuran-ı Kerimde, dua ile ilgili iki yüz civarında ayet bulunmaktadır. Bunlardan on iki ayette Hz. Nuh’un, on yedi ayette Hz. İbrahim’in, dokuz ayette Hz. Zekeriyya’ nın, yirmi bir ayette Hz. Musa’nın, on altı ayette Hz. İsa’nın duaları zikredilmiştir. Ayrıca, yüzden fazla ayette peygamberlerin, salih insanların ve toplulukların dualarından bahsedilmiştir. Konuyla ilgili ayetlerin bir kısmında insanların Allah’a dua etmeleri emredilmiş, duanın usul, adap ve tesirleri üzerinde durulmuştur. Bakara, 2/186; Nisa, 4/32, 117, 134; A’raf, 7/29, 55, 180; Yusuf, 12/86; Mü’min, 40/60 Bazı ayetlerde ise, yanlış, yersiz, zamansız ve makbul olmayan dualardan söz edilmiştir. Bakara, 2/200; Yunus, 10/12, 22,106; İsra, 17/11; Fussilet, 41/51; Kasas, 28/88; Mü’min’un 23/99, 99-100,106-107 Kuran-ı Kerim’deki bazı sureler ve ayetler örnek dua metinleri şeklinde olup, bunlardan Fatiha suresi Allah’ı veciz bir şekilde tanıttıktan sonra ona kulluk ve yakarıştaki ihlâs ve samimiyeti, insanlığın en büyük hedefi olan doğru yola ulaşmanın içten dileklerini eşsiz üslupla ifade eden sözleri ile bütün Müslümanların en çok okudukları dua metni haline gelmiştir. Bakara suresinin 201. ayetinde geçen, “Rabbenâ Âtinâ fiddünya haseneten ve fil ahreti haseneten ve gınâ azâbennâr” “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver; bizi cehennem azabından koru” mealindeki sözler fatihadan sonra en çok okunan dua olmuştur. Enes b. Malik, Hz. Peygamber’in dua ederken en çok bu ayeti okuduğunu Buhari “Da’vat”, 55 ve okunmasını tavsiye ettiğini Müslim, “Zikir”. 23 belirtmiştir. Müslim’in el-Cami’u’s-sahih’inde “Zikir ve Dua” bölümünde bu ayeti okuyarak dua etmenin fazileti hakkında özel bir bab ayrılmıştır. 9. bab Bakara suresinin son ayeti, Lâ yükellifullâhi nefsen illâ vüsahe… Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez. Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir. Ey Rabbimiz, eğer unuttuk ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme! Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme! Bağışla bizi, mağfiret et bizi, rahmet et bize! Sensin bizim Mevlamız, kâfir kavimlere karşı yardım et bize. insanın yükümlülük ve sorumluluğunun temel kanununu belirleyen cümlelerden sonra içten ve duygulu bir yakarışı dile getiren ifadesi ve zarif üslubuyla en çok okunan dua ayetlerindendir. Bakara suresinin son kısmını okumanın fazileti ile ilgili olarak Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor “Kim Âyet-i Kürsi’yi ve Bakara sûresinin son kısmını sıkıntılı anlarda okursa Allah ona yardım eder.” İbni Sinî, Ebû Katâde’den. Al-i İmran suresinin 8-9. ayetleri Rabbenâ lâ tüziğ gulûbenâ ba’de iz hedeytenâ ve heb lenâ mim ledünke rahmeh. İnneke entel vehhâb* Rabbenâ inneke câmiunnâsi liyevmin lâ raybefih. İnnellâhe lâ yühliful mîâd* Rabbimiz, bizi doğru yola çıkardıktan sonra kalplerimizi saptırma. Katından bize rahmet eyle. Şüphesiz ki sen çok bağışlayansın* Rabbimiz, geleceğine şüphe olmayan günde insanları toplayacak olan muhakkak sensin. Şüphesiz Allah va’dinden dönmez.* Yine Al-i İmran suresinin 16. âyeti “Ellezîne yegûlüne Rabbenâ innenâ âmennâ feğfirlenâ zünûbenâ vegınâ azâbennâr* Ey Rabbimiz biz iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem ateşinden koru…”, yine aynı surenin 53. ayeti “Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte vetteba’nerrasûle fektübnâ meaşşâhidîn* , Ey Rabbimiz, senin indirdiğine iman ettik, o peygambere de uyduk. Artık bizi şahidlerle beraber yaz.” Yine aynı surenin191-194. ayetleri “ Ellezîne yezkürûnellâhe gıyâmen ve guûden ve alâ cünûbihim ve yetefekkerûne fî halgissemâvâti vel ard. Rabbenâ mâ halagte hêzê bâtilâ. Sübhâneke fegınâ azâbennâri*191, Rabbenâ inneke men tüdhılinnâre fegad ehzeytehû. Vemâ lizzâlimîne min ensâr in.*192, Rabbenâ innenâ semi’nâ münâdiyen yünâdî lil îmâni en êminû birabbiküm feêmennâ Rabbenâ feğfirlenâ zünûbenâ vekeffir annâ seyyiâtinâ veteveffenâ meal ebrâr.i *193, “Rabbenâ veêtinâ mâ veadtenâ alâ rusulike velâ tühzinâ yevmel giyametihi. İnneke lâ tühliful mîâd.e*” Ai İmran, 194 O idrak sahipleri ki, ayakta iken, oturuken ve yatarken daima Allah’ı anarlar ve gökle yerin yaratılışındaki hikmeti düşünerek derler ki Rabbimiz bunları boş yere yaratmadın. Sen batıl şey yaratmaktan münezzehsin- uzaksın. Artık bizi cehennem azabından koru.” 191, “Ey Rabbimiz! Muhakkak ki, sen kimi ateşe atarsan mutlaka onu perişan edersin. Zalimlerin azabını kaldıracak hiçbir yardımcıları da yoktur.” 192, “Ey Rabbimiz! Doğrusu biz bir davetçi duyduk. Rabbinize inanın’ diye imana davet ediyordu. Dinledik, hemen iman ettik. Rabbimiz, suçlarımızı bağışla, suçlarımızı ört ve ruhlarımızı hayır işleriyle birlikte huzuruna al.” 193, “Ey Rabbimiz! Peygamberlerine vaat ettirdiğini bize ver ve kıyamet günü yüzlerimizi kara çıkarma. Muhakkak ki sen vadinden dönmezsin” Al-i İmran, 194 Furkan suresinin 74. ayetini “Vellezîne yegûlüne rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ gurrete e’yunin vecalnâ lilmüttegîne imâmên”Furkan, 74- “ve onlar ki “Ey Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl” derler.” de dua niyetiyle okunmaktadır. İbrahim suresinde Hz. İbrahim ’in duasını ihtiva eden 40 ve41. Ayetleri “ Rabbicalnî mügîmessalâti ve min zürrüyetî Rabbenâ ve tegabbel duâ ı* Rabbeneğfirlî velivâlideyye velil mü’minîne yevme yegûmül hısâbü* “ Ey Rabbim! Beni dosdoğru namaz kılmakta devam edenlerden eyle. Zürrüyetimden de böylece namaz kılanlar yarat. Ey Rabbimiz duamı kabul et” İbrahim; 40 “Rabbim! Hesap günü gelip çattığında beni, annemi, babamı ve müminleri bağışla” İbrahim, 41 sık, sık tekrar edilen dua ayetleridir. Taha suresinde Hz. Musa’ya nispet edilen dua ayetleri “Gâle rabbişrahlî Sadrî” Musa dedi ki Rabbim göğsüme genişlik ver’ Tâ-Hâ,25, “ve yessirlî emrî” İşimi kolaylaştır. Tâ-Hâ,26, “Vehlül ügdeten min lisânî” Dilimdeki şu peltekliği çöz kiTaha 27 “yefgahü gavlî” Sözümü iyi anlasınlar Tâ-Hâ,28 ve 35. âyete kadar olan dualar özellikle kısa, canlı, ahenkli ve etkili cümleleriyle Kuran’ın musikili ifadelerinin en güzel örneklerinden olup sonraki dönemlerde secili ve kafiyeli dua geleneğinin doğmasında etkili olmuştur. Bu ayetlerin “Rabbim göğsüme genişlik ver, işimi kolaylaştır; dilimin bağlarını çöz ki sözümü anlasınlar” mealindeki bölümü vaizlerin vaaza başlamadan önce okuduğu metinler haline geldiği görülmektedir. Kur’an-ı Kerimde Hz. Eyyüb’ e nispet edilen dua metinleri ayrı bir üslup taşımaktadır. Bu ayetlerde Hz. Eyyüb’ün son derece ağır bir hastalığa ve musibetlere maruz kalmasına rağmen dualarında Allah’tan istekte bulunmadığı, sadece durumunu arz etmekle yetindiği görülmektedir. Bak. Enbiya, 21/83-84; Sad, 38/41 Dua konusu ilk dönemlerden itibaren hadis mecmualarının başlıca bölümlerinden biri olarak ele alınmış, ayetlerde olduğu gibi hadislerde de duanın fazileti, adabı, şartları, kabul edilmesi mümkün olan ve olmayan dualar, dua etmek için en uygun zamanlar, Hz. Peygamberin çeşitli yerlerde ve zamanlarda yaptığı özel dualar hakkında bilgi verilmiştir.
Anasayfa Galeri İslam Kur’an-ı Kerim’i doğru anlamak için bilinmesi gereken 23 kavram Kur'an, yaratan ile yaratılan, Allah ile insan arasında bir köprüdür. Bir tanışma ve anlaşma aracıdır. Kur'an-ı Kerim'i okumak bir ibadettir. Yüce kitabımızı okumaktan gaye ise onu düşünerek ve anlayarak okumaktır. Bakara Suresi'nin 2. ayetinde Allah, Kur'an'ın inananlar ve muttakiler için bir "hidayet" kitabı olduğunu beyan eder. İşte, Kur'an-ı Kerim'i doğru anlamak için bilinmesi gereken 23 kavram... Giriş Tarihi 0904 Güncelleme Tarihi 1236 Sözlükte ayet "açık alâmet, işâret, emâre, iz ve nişâne" demektir. Çoğulu ay ve ayattır. Allah'ın varlığına delâlet eden şeylere ve peygamberlerin hak olduğunu ispat eden mucizelere de ayet denir. Kur'ân'da bu kelime; aynı temel anlamları içerecek şekilde mucize Bakara, 2/211; Mü'min, 40/78, alâmet Bakara, 2/248, ibret Nahl, 16/11, acâib iş Mü'minûn, 23/50, delil Rûm, 30/20-25; İsrâ, 17/12 ve Kur'ân ayeti Nahl, 16/101 karşılığı olarak kullanılmıştır. Kur'ân, surelerden, sureler de ayetlerden oluşmuştur. Âyet, sonu ve başı belli olan, uzun veya kısa, bir harf veya birkaç kelime veya cümleden oluşan Allah'ın sözlerine denir. Her âyet, Kur'ân'dır. Anlamlı en kısa âyet bir kelime olan ve "yemyeşil" anlamındaki "müdhâmmetân" dır Rahmân, 55/64. En uzun âyet ise bir sayfadır Bakara, 2/282. Fâtiha suresinin başındaki besmele dâhil, Kur'ân da 6236 ayet vardır. Diğer surelerin başlarındaki ayetler, sureleri birbirinden ayırmak için konulmuştur, o sureden birer ayet değildir. Ayetlerin son kelimelerine kendisinden sonra gelen ayeti ayırdığı için "fâsıla" çoğulu denir. Ayetlerin surelerdeki dizilişi vahiy ile belirlenmiştir. Ayetlerin bir kısmı Mekke'de bir kısmı da Medine'de inmiştir. Manalarının anlaşılırlığı bakımından ayetler muhkem ve müteşâbih kısımlarına ayrılmakla birlikte sağlam ve güzel olma bakımından bütün ayetler, muhkem ve müteşâbihtir. İlk inen ayetler, Alâk suresinin ilk beş ayetidir. Son inen ayetler hakkında görüş birliği yoktur. Bakara suresinin 278 ve 281, Nisâ suresinin 176, Tevbe suresinin 128-129, Nâs suresinin 1-3 ve Mâide suresinin 3. ayetlerinin son inen ayetler olduğu söylenmektedir. Hayatımıza rehberlik edecek 20 ayet Hizb kelimesi sözlükte bölük, grup anlamına gelir. Terim olarak Kur'ân'ın bölümlere ayrılması demektir. Sahabe döneminden beri Kur'ân-ı Kerim'i düzenli ve devamlı okuyan Müslümanlar, günlük okunacak bölümleri, surelerin uzunluklarını göz önüne alarak ayırmışlar, bu ayırmaya "tahzîb" bölümlere ayırmak, her bölüme de "hizb" demişlerdir. İlk bölüm üç suredir Bakara, Al-i İmran ve Nisa. İkinci bölüm beş suredir Mâide, En'âm, A'râf, Enfâl, Tevbe. Üçüncü bölüm yedi sûredir Yunus, Hûd, Yusuf, Ra'd, İbrahim, Hıcr, Nahl. Dördüncü bölüm dokuz sûredir "İsra, Kehf, Meryem, Tâhâ, Enbiya, Hac, Müminûn, Nûr, Furkan. Beşinci bölüm on bir sûredir Şuarâ, Neml, Kasas, Ankebût, Rum, Lokman, Secde, Ahzâb, Sebe', Fâtır, Yâsîn. Altıncı bölüm 13 sûredir Sâffât, Sâd, Zümer, Mü'min, Fussılet, Şûrâ, Zuhruf, Duhan, Câsiye, Ahkâf, Muhammed, Fetih, Hucûrât. 3 23 MEKKÎ VE MEDENİ SURE Peygamber Efendimiz, yirmi üç yıllık peygamberlik hayatının on üç yılı Mekke'de, on yılı ise Medine'de geçmiştir Tefsir ilminde üzerinde ittifak edilen kanaate göre, Peygamberimizin Medine'ye hicret etmesinden önceki on üç yıl içersinde Mekke'de indirilen surelere Mekkî sureler, Mekke toprağında indirilmiş olsa bile hicretten sonra indirilen surelere ise, Medenî sureler adı verilmiştir. Mekke'de indirilen sureler, denilebilir ki, önemli bir eğitim öğretim programını içermektedirler. Bu dönemde, emsalsiz bir eğitimci olan Hz. Peygamber'in uyguladığı mükemmel bir eğitim öğretim programıyla inananlar, insanî kimliklerinde yüceltilmiş ve onların İslam ile özdeşleşen mümin kişilikleri derece derece geliştirilip inşa edilmiştir. Bu dönemde en fazla ve sık olarak hak-batıl, iman-küfür, tevhid-şirk, adalet-zulüm, güzel ahlâk- kötü ahlak, yükümlülükler-sorumluluklar, sevap-ceza, cennet-cehennem konuları üzerinde durulmuş ve müminlerin Hakk'a bağlılık, gerçek iman ve İslam, tevhid bilinci, hukuka saygı, adalet, güzel ahlâk, görev ve sorumluluk bilincinin kabullenilip özümseilmesiyle yepyeni bir toplum, İslam toplumu ortaya çıkartılmıştır. Medine'de indirilen surelerle de sahabedeki bu insanî kimlik ve mümin kişilik, ortamın ağır şartları ve ahkam ayetleriyle daha da pekiştirilip sarsılmaz hâle getirildi. Fikriyat'ın Kur'an-ı Kerim uygulamasında yer alan sureleri dinlemek için tıklayın Sözlükte sağlam, esaslı ve dayanıklı anlamına gelen muhkem, terim olarak, manası kolaylıkla anlaşılan, harici bir yoruma ihtiyaç göstermeyen ve tek anlamı olan, ne anlama geldiği, ne anlatmak istediği ilk bakışta anlaşılan, manası açık ve net olan, niteliği ve içeriği belli olan Kur'ân'ın sarih lafızlarına ve ayetlerine denir.
kur an ı kerim den nezaket örnekleri