🐫 Almanya Da Kadın Sığınma Evlerinde Kalan Türk Kadın
Süleymaniyede 11 Türk askeri ile birlikte ABD askerleri tarafından gözaltına alınan İngiliz Michael Todd’un, "Sorgulamalar sırasında pembe saçlı bir kız vardı" sözleri, baskından sorumlu tutulan Albay Wiliam Mayville’nin tercümanlığını yapan 25 yaşlarındaki Türk kızını gündeme getirdi.
2013Almanya suç istatistikleri raporunda, Almanya’da eş cinayetine kurban giden kadın sayısı 80 iken bunun 18’inin Türk olduğu ve cinayetlerin Türkler tarafından işlendiği belirtildi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Türkiye’deki kadın cinayetlerinin gündeme getirilmesine tepki göstererek “Aile içi
Sığınmaevi işletme yetkisine sahip tek sivil toplum kuruluşu olan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’ndan Aslı Elif Sakallı’ya göre sığınma evleri yeterli değil: 'Nüfusu 10 milyon olan İsveç ’te bile 161 sığınak var. Türkiye’deki sığınak sayısının artması için bütçe ayrılması gerek. Sadece sığınak
CHPli Bülbül: Sığınma evlerinde kadınlar 5 seçimdir oy kullanamıyor CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, Milletvekili Seçim Kanunu’nun Genel Kurul görüşmelerinde konuştu. Bülbül, “Sığınma evlerinde kalan
Evsizlerekalacak yer sağlayan yardım kuruluşu Shelter CEO'su Polly Neate ise bir salgın sırasında en az 688 kişinin son günlerini evsiz geçirdiğini düşünmenin "iç karartıcı" olduğunu söyledi. Hükümetin insanları sokaklardan kurtarmaya yönelik adımlarının can kayıplarını azalttığına işaret eden Neate, "Virüs
1 Giriş. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 33 üncü maddesine dayanılarak hazırlanan Merkezî
SAVAŞCİNAYETTİR Dünyanın gelmiş en geçmiş en büyük generali Mustafa Kemal Atatürk şöyle diyor: “Harp zorunlu ve hayati olmalı. Gerçek kanaatim şudur: Milleti harbe götürünce, vicdanımda azap duymamalıyım. ‘Öldüreceğiz’ diyenlere karşı, ‘ölmeyeceğiz’ diye harbe girmeliyiz. Ama milletin hayatı tehlikeye girmedikçe, harp bir cinayettir”
yurtdışınagidebilmek için evlenmek. düşündüğüm eylem. sıkıldım bu ülkeden her gün ölüm korkusuyla yaşamaktan. eğer aşık olduğun biriyle evleniyorsan muhteem bir duygudur. istanbulda tanışıp evlenip almanya'ya taşınan çok tatlı bir arkadasım var mesela, kızla burada kasette'e tanıştı 6 ay sonra evlendiler
İsviçreveya resmî adıyla İsviçre Konfederasyonu; Batı, Orta ve Güney Avrupa'nın kesişme noktasında bulunan bir ülke. Federal otoritelerin merkezi Bern ile birlikte 26 kantondan oluşan bir federal cumhuriyettir. Kuzey sınırında Almanya, batısında Fransa, güneyinde İtalya, doğusunda Avusturya ile Lihtenştayn yer alır.. İsviçre, denize kıyısı olmayan, Alpler
Türkiyede çiftçilerin yüzde 80'inin içeride üretilen traktörleri kullandığını, otomotiv tüketiminde ise yerli üretimin payının sadece yüzde 30 olduğuna işaret eden Bakan Ergün, "Türk tüketicisinin yüzde 70'i ithal otomotiv tercih ediyor. Sığınma evlerinde kalan kadınlar için 'öncelik gizlilik' talimatıyla
AMilli Kadın Voleybol Takımı, FIVB Milletler Ligi'nde Kanada etabının son maçında ABD ile karşı karşıya geldi. Filenin Sultanları, rakibine 3-2 mağlup oldu. 1. set: 22-25 2. set: 25
2016yılında Almanya 434 bin sığınma başvurusunu kabul etmiştir. Geçici Barınma Merkezileri İçinde ve Dışında Kalan Suriyeliler. Türkiye'de geçici koruma kapsamındaki Suriyelilerin 64bini barınma merkezlerinde kalırken, 3,5 milyon Suriyeli ise barınma merkezleri dışında kalmaktadır. Türkiye'de En Çok
9lnE3Q. İHA / Fotoğraf Ing ImagesOluşturulma Tarihi Mart 23, 2020 1523Almanya’da koronavirüs salgını nedeniyle bazı iş yerlerinin kısa dönem çalışma sistemine geçmesi, birçok iş yerinin kapanması ve kısmi sokağa çıkma yasağının ardından aile içi şiddette artış yaşandı. Kadın sığınma evlerinde yer kalmadığı Federal Kadın Danışma Merkezleri ve Kadın Acil Çağrıları Birliği, kadın sığınma evlerinde yer kalmadığı için kadınların yardım için polise yönlendirildiğini söyledi. Alman otoriteler, şiddete maruz kalan kadınların otellere yerleştirilmeleri konusunda çalışma yapılmasını istedi. Kadına Şiddet Derneği Başkanı Katja Grieger, korona virüsünün ortaya çıkması ile başlatılan karantina uygulamalarının ardından aile içi şiddetin arttığını, böyle bir artışın Çin’de de tespit edildiğini ifade etti. Almanya’da şiddete başvuranların evden uzaklaştırılmasını isteyen Grieger, finansal endişeler gibi izolasyon ve artan stres faktörlerinin şiddetin de artmasına yol açabileceğini, mevcut psikolojik şiddetin fiziksel şiddete dönüşebildiğini dile getirdi. Grieger, komşuların bu süre zarfında özellikle uyanık olmalarını ve kuşku duymaları halinde polisi aramalarını Şiddeti Önleme Konseyi Genel Müdürü Dorothea Blunck ise, kadın sığınma evlerinin genelde yetersiz olduğunu aktararak, böyle bir durumda hükümetin bu tür tesislere hızlı bir şekilde yardım etmesi gerektiğini söyledi. Sosyal İşler Bakanlığı da kadın sığınma evleriyle yakın iletişimde olduklarını, gerekli ihtiyaçlarının karşılanması için çalıştıklarını açıkladı.
0859 Haber Kaynağı AP Evde, aile içi şiddetten kaçan, eşleri ya da aileleri tarafından istismar edilen, yaşlı erkeklerle küçük yaşta evliliğe zorlandığı için evini terk ederek buraya sığınan 20 kadın barınıyordu. Kentin kontrolünü ele geçiren Taliban, kısa süre sonra kadınların sığındığı bu eve de geldi. Euronews Türkçe'de yer alan habere göer adının Salima olduğunu söyleyen bir kadın, militanların kadınlara iki seçenek sunduğunu dile getirdi. Bu seçenekler ya gittikleri takdirde kendilerini öldürmekle tehdit eden istismarcı ailelerine geri dönmek ya da Taliban'la gitmek. Kadınların çoğu, ailelerine nazaran Taliban'dan daha çok korktukları için evlerine dönmeyi seçmişler. Salima, kadınlardan birinin ailesi tarafından öldürüleceğini bile bile eve geri döndüğünü dile getirdi. Ancak kendisi akıbetinin ne olacağını bilmese de Taliban'la gitmeye karar vermiş. Aylar önce tacizci ve uyuşturucu bağımlısı kocasından kaçtığı için gidecek başka yerinin olmadığını belirtiyor. Şimdilerde kendisini bir hapishanede bulmuş. En azından güvende ve korumalı olduğunu ifade ediyor. Taliban yönetimi altında olsun ya da olmasın, son derece muhafazakar Afgan toplumunda kadınlar, genellikle ailelerinin namusundan kendilerinin sorumlu olduğu yazılı olmayan kurala tabi yaşıyor. Öyle ki kendi istedikleri bir adamla evlendiği için öldürülme durumu dahi söz konusu. Oldukça erken yaşta evlendirilmelerinin yanı sıra toplum kuralları gereği istismarcı kocadan kaçmak da ayıp sayılıyor. Afgan ceza yasasına göre resmi olarak suç olmasa da yüzlerce kadın evden kaçmak gibi "ahlak suçları" nedeniyle hapse atılıyor. Taliban'ın Afganistan'ın kuzeyindeki Pulu Humri kentinde kontrolü ele geçirmesinin ardından kentteki tek kadın sığınma evinin yöneticisi buradaki sığınmacı kadınları bırakarak kaçtı. Evde, aile içi şiddetten kaçan, eşleri ya da aileleri tarafından istismar edilen, yaşlı erkeklerle küçük yaşta evliliğe zorlandığı için evini terk ederek buraya sığınan 20 kadın barınıyordu. Kentin kontrolünü ele geçiren Taliban, kısa süre sonra kadınların sığındığı bu eve de geldi. Adının Salima olduğunu söyleyen bir kadın, militanların kadınlara iki seçenek sunduğunu dile getirdi. Bu seçenekler ya gittikleri takdirde kendilerini öldürmekle tehdit eden istismarcı ailelerine geri dönmek ya da Taliban'la gitmek. Kadınların çoğu, ailelerine nazaran Taliban'dan daha çok korktukları için evlerine dönmeyi seçmişler. Salima, kadınlardan birinin ailesi tarafından öldürüleceğini bile bile eve geri döndüğünü dile getirdi. Ancak kendisi akıbetinin ne olacağını bilmese de Taliban'la gitmeye karar vermiş. Aylar önce tacizci ve uyuşturucu bağımlısı kocasından kaçtığı için gidecek başka yerinin olmadığını belirtiyor. Şimdilerde kendisini bir hapishanede bulmuş. En azından güvende ve korumalı olduğunu ifade ediyor. Taliban yönetimi altında olsun ya da olmasın, son derece muhafazakar Afgan toplumunda kadınlar, genellikle ailelerinin namusundan kendilerinin sorumlu olduğu yazılı olmayan kurala tabi yaşıyor. Öyle ki kendi istedikleri bir adamla evlendiği için öldürülme durumu dahi söz konusu. Oldukça erken yaşta evlendirilmelerinin yanı sıra toplum kuralları gereği istismarcı kocadan kaçmak da ayıp sayılıyor. Afgan ceza yasasına göre resmi olarak suç olmasa da yüzlerce kadın evden kaçmak gibi "ahlak suçları" nedeniyle hapse atılıyor. Son yirmi yılda aktivistler ülke genelinde onlarca kadın sığınma evi kurdu. Ancak hükümet yetkilileri de dahil olmak muhafazakar Afganlar, Taliban henüz gelmeden bu aktivistleri, kadın ve kızların ailelerine karşı gelmelerine yardımcı olan veya "ahlaki suçlara" teşvik eden yerler olarak tanımlayarak şüphe ve ön yargı ile yaklaştılar. Kadın sığınma evleri, Taliban'ın iktidarı sırasında var olmayan ancak devrilmesinin akabinde, son 20 yılda yaşanan sayısız sosyal değişimden sadece biri. İlaveten internetin gündelik hayatın parçası olması, kadın hakimler, kadın iş insanları ve sosyal medya gibi değişim bunlardan bazıları. Kabil'in kontrolünü ele geçiren Taliban daha önce alışık olmadığı yeniliklerle nasıl mücadele edeceğini çözmeye çalışıyor. Zira AP'ye göre bir yanda belirsiz bir tutum sergileyen Taliban liderliği, diğer yanda sahada kendi başlarına hareket eden savaşçılar. Salima, Raziye isimli bir başka kadınla birlikte başkent Kabil'e getirilmiş. Raziye de bir kayınbiraderininin saldırganlığından kaçtıktan sonra yaklaşık bir yıl sığınma evinde yaşamış. Kadınların barınacağı bir yeri olmayan Taliban, onları Kabil'in en büyük hapishanesi olan Puli Çarhi'nin kadın bölümüne yerleştirmiş. Cezaevi şimdilerde boş zira Taliban, ele geçirdiği şehirlerde cezaevlerinin kapılarını açarak mahkumları salıverdi. Taliban'ın cezaevi yetkilisi Abdullah Ahund'a göre ülke genelinde binlerce erkek, 760 kadın ve 100'den fazla çocuk serbest bırakıldı. Puli Çarhi Hapishanesi'nde hali hazırda Salima ve Raziye dahil sadece altı kadın bulunuyor. Devasa bir çelik kapı, kadınların hapishanesine açılıyor. 20 fit 6 metre yüksekliğindeki duvarların üzerinde bir de dikenli tel ruloları bulunuyor. Kadınlar içeride çocuklarıyla özgürce hareket edebiliyor. Salima'nın 5 yaşındaki kızı Maria ve 6 yaşındaki oğlu Muhammed, günlerini halı kaplı büyük bir odada geçiriyor. Okul imkanları yok ve sadece dev bir kırmızı oyuncak ayıcık ile eğlenmeleri için birkaç küçük oyuncak bulunuyor. Salima, "Bütün gün ibadet edip Kuran okuyoruz." diyor. Geleceği hakkında hiçbir fikri olmadığını, ancak şu an için parası ve ailesi olmadığı için de burada kendini güvende hissettiğini söylüyor. Müjde Özgürlüğümü istiyorum Cezaevinde kalan bir başka kadın Müjde ise özgürlüğünü istediğini dile getiriyor. Müjde, erkek arkadaşından hamile kalmış ancak ailesi evlenmesine izin vermeyip onun yerine kendisini bir akrabasıyla evlenmeye zorlamış. "Aileme onunla asla evlenmeyeceğimi söyledim." diyen Müjde de evden kaçmış. Ailesi bunun üzerine kendisini ve erkek arkadaşını Taliban'a ihbar ederek tutuklanmalarını sağlamış. Cezaevine konduktan kısa süre sonra, bir kız bebek dünyaya getirmiş. Hapiste olan erkek arkadaşı henüz küçük kızıyla tanışamamış. Müjde, "Gitmek istediğimi söylüyorum ama bana 'yapamazsın' diyorlar." sözleriyle yaşadıklarını dile getirdi. Ahund, kendisine dava açılıp açılmayacağına mahkemenin karar vereceğini belirterek, "Kocasını terk etmesi yanlış. Buna hakkı yok." diyor. Taliban, kontrolü ele geçirmesinden bu yana kadın sığınma evlerine yönelik farklı yaklaşım sergiliyor. Kadın haklarını savunan aktivistlerin hayatı tehlikede Kadın hakları aktivisti Süreyya Pakzad, Herat kentinde açtığı birkaç sığınma evinin kapatıldığını söyledi. Şu anda kendisi de gizlenen ve saklandığı yerden kısa mesaj gönderen Pakzad, hem Taliban'dan hem de kendi açtığı sığınma evlerinde kalan kadınların ailelerinden tehditler aldığını aktardı. Pakzad ve diğer kadınlar, Kabil hükümeti ile Taliban arasında yürütülen müzakereler sırasında seslerini duyurmak için kampanyalar yaptılar. Amaçları günün sonunda kadın haklarının garanti altına alınmasıydı. Şimdilerde ise kadın hakları bir yana kendi güvenlikleri bile tehlikede. Taliban'ın Herat'a polis şefi olarak atadığı kişinin kendisi, gazeteciler ve diğer aktivistler olmak üzere 8 kadın hakkında yakalama emri çıkardığını belirten Pakzad, "İslam Emirliği'ne karşı propaganda yapmak" ve "fuhuşu yaymak için Batılı ülkelerle ilişki kurmakla" suçlandıklarını dile getirdi. Kabil'de kadın sığınma evine dokunulmadı Diğer yandan başkent Kabil'de 30 kadının kaldığı sığınma evi işleten Mahboba Suraj, Taliban'ın gelip evi incelediğini ve buradaki kadınların zarar görmeden kalmasına izin verdiğini söyledi. Sığınma evinin üst düzey yetkililer dahil yeni Taliban yönetiminin çeşitli birimleri tarafından ziyaret edildiğini kaydetti. "Daha üst düzey görevli olanlar kesinlikle en iyileriydi. Bizi korumak istiyorlar... Ve kadın sığınma evlerini hoş görmeyenlerle kendi içlerinde sorunları vardı." dedi. Suraj, "Şimdilik bizi korumak istiyorlar. Allah'a şükür, buna inanıyorum." diye konuştu. Taliban Kadın Kadın Hakları Afganistan Dünya
Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya KRV eyaletine bağlı Gelsenkirchen şehrinde Esra Çelik 26 adlı bir Türk kadın evinde ölü bulundu. Polis, bir çocuk annesi kadının katilinin 35 yaşındaki Alman vatandaşı Samir Benalia olduğunu açıkladı. Uyuşturucu bağımlısı olduğu belirtilen Benalia’nın Çelik’in erkek arkadaşı olduğu belirtildi. Polis sözcüsü Torsten Sziesze, katilin izini Facebook üzerinden sürdüklerini belirterek, şu ana kadar çok sayıda veri tespit edildiğini kaydetti. Yapılan otopsi sonucunda Esra Çelik’in başından ağır darbe aldığı tespit edildi. Polis yetkilileri, şüphelinin cm boyunda, kısa siyah saçlı ve spor giyimli olduğu belirterek şüpheliyi görenlerin derhal polise bildirmesini istedi.
- 1505 Son Güncelleme - 1507 Almanya'da koronavirüs salgını nedeniyle bazı iş yerlerinin kısa dönem çalışma sistemine geçmesi, birçok iş yerinin kapanması ve kısmi sokağa çıkma yasağının ardından aile içi şiddette artış yaşandı. Kadın sığınma evlerinde yer kalmadığı açıklandı. Almanya Federal Kadın Danışma Merkezleri ve Kadın Acil Çağrıları Birliği, kadın sığınma evlerinde yer kalmadığı için kadınların yardım için polise yönlendirildiğini söyledi. Alman otoriteler, şiddete maruz kalan kadınların otellere yerleştirilmeleri konusunda çalışma yapılmasını istedi. Kadına Şiddet Derneği Başkanı Katja Grieger, koronavirüsün ortaya çıkması ile başlatılan karantina uygulamalarının ardından aile içi şiddetin arttığını, böyle bir artışın Çin'de de tespit edildiğini ifade etti. Almanya'da şiddete başvuranların evden uzaklaştırılmasını isteyen Grieger, finansal endişeler gibi izolasyon ve artan stres faktörlerinin şiddetin de artmasına yol açabileceğini, mevcut psikolojik şiddetin fiziksel şiddete dönüşebildiğini dile getirdi. Grieger, komşuların bu süre zarfında özellikle uyanık olmalarını ve kuşku duymaları halinde polisi aramalarını istedi. Hessen Şiddeti Önleme Konseyi Genel Müdürü Dorothea Blunck ise, kadın sığınma evlerinin genelde yetersiz olduğunu aktararak, böyle bir durumda hükümetin bu tür tesislere hızlı bir şekilde yardım etmesi gerektiğini söyledi. Sosyal İşler Bakanlığı da kadın sığınma evleriyle yakın iletişimde olduklarını, gerekli ihtiyaçlarının karşılanması için çalıştıklarını açıkladı. Kaynak İHA Etiketler Almanya,karantina,aile içi şiddet,
Das Frauen House... Almanya'da Türkler'e de hizmet veren bir kadın sığınma evi. Orada uzun süre kalan bir kadınla konuştum. Adının gizli kalmasını istiyor ve diyor ki "Eşleri tarafından kötü muamele gören, dövülen ya da manevi baskı altında tutulan kadınlara yönelik bir yer orası. Gelsenkirchen Kadınlar Evi çok ünlü bir yerdir aslında. Çok çok kötü durumdaki kadınlarımız için inanılmaz şefkatli ve sağlam bir limandır adeta. Çocukluları da kabul etmesi çok önemli." Üç çocuk anası "Peki bunca 'Avrupa görmüşlüğe' rağmen hâlâ dayak kötek nasıl oluyor ki?" diye soruyorum bu hanıma. Acı acı gülüp şöyle diyor "Bakın size Selma Ceylan'dan bahsedeyim. Belki de duymuşsunuzdur adını. 1956 Ankara doğumlu bir hanım o. Buraya küçük yaşta gelmiş, 14 yaşında da evlenmiş. Üç çocuğu olmuş ama eşinden ayrılmış. Sosyal danışman Şimdi sosyal danışmanlık yapıyor. Evden kaçan kızlara, bunalıma düşen gençlere yardım ediyor. Gazete ve dergilere yazılar yazar, televizyonlarda olaylar anlatır, yorumlar yapar. Kendisini çok iyi yetiştirmiş bir vatandaşımızdır o. Bir kitap yazdı. Adı Çıldırtan Namus. Olay oldu o kitap burada. Lütfen alın ve okuyun." Söyleneni yapıyor ve alıp okuyorum o kitabı hızlıca. Biraz biraz anlatmamı isterseniz onlar da köşemin diğer bir tarafında. Yasal Uyarı Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
almanya da kadın sığınma evlerinde kalan türk kadın