🐱 Ünlü Bir Insanın Ingilizce Hayatı
0jbovt. İşte, geçmişten günümüze tarihin en ünlü girişimcileri. Nasıl zirveye ulaştıklarına gelin, hep beraber bakalım. Aralarında çok bilinmeyen girişimciler de bulunsa dünyaya büyük bir iz bırakmışlardır 1- Jeff Bezos2- Walt Disney3- Elon Musk4- Steve Jobs5- Bill Gates 1955 – … 6- Jack Ma 1964 – … 7- Mark Zuckerberg 1984 – … 8- Amancio Ortega9- Jack Dorsey10- Warren Buffett11- Phil Knight12- Richard Branson 1950-13- Reed Hastings14- Michael Dell15- Brian Chesky16- Reid Hoffman17- Travis Kalanick ve Garrett Camp15- Larry Page ve Sergey Brin1973 – 16- James Dyson 1947 – 17- Howard Schultz18- Akio Morita19- Oprah Winfrey20- Steve Ballmer21- Raymond Thomas Dalio22- Sarah Blakely23- Fred Smith24- Sam Walton25- Arianna Huffington26- Kevin Plank27- Ralph Lauren28- Calvin Klein29- Larry Ellison30- Muhammad Yunus 1940 – 31- Carlos Slim Helu 1940 – 32- Andrew Carnegie 1835 – 191933- John D. Rockefeller 1839 – 193734- Thomas Edison 1847 – 193135- Henry Ford 1864-194736- Coco Chanel 1883-1971 37- Madam CJ Walker38- Benjamin Franklin 1706 – 1790 39- John D. Rockefeller 1839 – 193740- Hans Christian Anderson 1805 – 1875 İlginizi çekebilirDünyanın En Başarılı İnternet Girişimcileriİlham Verici Başarı HikayeleriEvde Çevirmenlik Yapacak Arkadaşlar Arıyoruz! TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin! 1- Jeff Bezos Dünyanın en zengin insanı Jeff Bezos… Amazon’un kurucusu olan Jeff Bezos, 5 Temmuz 1994 günü kurdu. Başlangıçta sadece kitap satışı olan Amazon daha sonra aklınıza gelebilecek her türlü şeyin satıldığı dünyanın en büyük e-ticaret sitesi oldu. Jeff Bezos’un başarısından öğrenebileceğimiz bir şey varsa o da şu Küçük başla, sağlam büyü! Sadece ABD genelinde kitap satışıyla işe koyulan Amazon, kurulduğu ilk hafta dolarlık satış yaptı. Daha sonra işin içine oyuncak, CD, kıyafet gibi şeyler girdi. Bir anda kitapçıdan dünyanın en büyük mağazasına dönüştü Amazon. Siz de bir iş kurmak istiyorsanız öncelikle tek bir alana odaklanın. Bu alanda ufak hareket edin ve istikrarlı olun. Bir anda her şeyi yapmaya çalışmayın. Ancak denemekten de asla vazgeçmeyin. Sadece bildiğiniz şeyleri yapmaya çalışırsanız pek çok fırsattan istifade edemezsiniz. Mutlaka okuyun Jeff Bezos Kimdir? 2- Walt Disney Walt Disney, komşusunun atlarını eğlence olsun diye karikatür biçiminde çizen bir çiftçi çocuğuydu. Büyüdüğünde Walt, gazetede karikatür çizmek istedi ancak iş bulamadı ve sonunda gazete ve dergiler için reklam üreten bir firmada çalışmaya başladı. Ardından televizyon reklamları için çalışmaya başladı ve animasyon ile ilgilendi ve sonunda kendi animasyon şirketini kurdu. Disney’in ilk orijinal karakteri Şanslı Tavşan Oswald’dı ancak o dönemlerde sözleşmeli olarak çalıştığından yarattığı karakter aslında Universal Pictures firmasına aitti. Walt, Universal Pictures firmasından kovulduktan sonra bu karakter yerine bir başkasını yaratmak zorunda kaldı ki, yarattığı Mickey Mouse kendisini unutulmaz girişimciler arasına sokmaya yardımcı oldu. Walt, animasyon şirketi ile oldukça başarılı oldu fakat bununla da tatmin olmadı. Dünyanın görüp görebileceği en büyük tema parkını yaratmakta kararlıydı. Bir iş arkadaşına da şunları söylemişti “Bu parkın dünyada bir eşi benzerinin olmamasını istiyorum.” Pes etmeyen bir yapı ve öngörüsü ile dünyanın en büyük eğlence patronlarından biri olan Walt Disney kuşkusuz bir bu ünvanı fazlasıyla hak etmektedir. Mutlaka okuyun Walt Disney Kimdir? Hayatı ve Başarı Öyküsü 3- Elon Musk Space X, Tesla, PayPal gibi devasa markaların kurucusu olan Elon Musk’ı bilmeyen yoktur. Elon Musk risk almakla eş değer bir konuma sahip diyebiliriz. Bir şirket kurdunuz ve 200 milyon dolara bu şirketi sattınız. Banka hesabınızda 200 milyon dolar var. Pek çoğumuz böyle bir paranın keyfini sürer, işten elimizi eteğimizi çekerdik. Ancak Elon Musk öyle yapmadı. Paypal’dan kazandığı parayı yeni işlere yatırdı. 100 milyon doları Spaxe X’e yatırdı, 70 milyon doları Tesla’ya, 10 milyon doları ise Solar City’e yatırdı. Eğer Elon Musk’tan bir şey öğrenecekseniz o da önemli bulduğunuz bir şeye tüm ihtimaller aleyhinize dahi olsa girebilmek olmalıdır. Mutlaka okuyun Elon Musk Hakkında Bilmeniz Gerekenler 4- Steve Jobs Onu tarif etmeye gerek yok. O girişimcilerin en büyüğü! Steve Jobs olmadan “ünlü girişimciler” listesi yapmak pek akıl karı olmazdı sanırım. Jobs, 1955 yılında gözlerini hayata açtı. Babası Abdulfattah, Suriye asıllı bir profesör ve annesi Joanne Carole Schieblede ise ABD’li bir üniversite öğrencisiydi. Evlilik dışı bir ilişki sonrası dünyaya gelen Jobs biyolojik ailesi tarafından evlatlık verildi ve 27 yaşına kadar gerçek anne babasının kim olduğunu bilmeden evlatlık olarak büyüdü. Jobs gençlik yıllarında, mahallesindeki Hare Krishna tapınağındaki ücretsiz yemeklerle besleniyordu ve biraz para kazanmak için boş kola şişeleri toplayıp satıyordu. Üniversiteye başladığında, üniversitenin kendisine bir şey katmadığını iddia ederek henüz daha ilk senesinde üniversiteden ayrıldı. Üniversiteden ayrıldıktan sonra resmi olmayan bir şekilde ilgisini çeken bazı derslere devam etti. Jobs’un kendi isteğiyle katılmış olduğu derslerden biri de kaligrafi dersiydi. Bu ders daha sonra ona, Mac bilgisayarlar için devrim niteliğinde yazı tipleri geliştirmesini sağlayacaktı. Jobs üniversiteyi bıraktıktan birkaç yıl sonra çocukluk arkadaşı ve elektronik uzmanı Steve Wozniak ile Apple Bilgisayar şirketini kurdu. “Dijital Devrimin Büyük Babası” olarak adlandırılan Jobs, elektronik sektörünü sonsuza dek değiştirdi. Apple’ın kurucusu ve CEO’su Steve Jobs, 2007 yılında vefat ettikten sonra 2 trilyon dolar değerinde bir şirket bıraktı arkasında. Bugün dünyanın en meşhur animasyon filmlerini çeken Pixar’ı da kuran Steve Jobs, girişimcilerin mutlaka yakından tanıması gereken bir isim. Zamanınız kısıtlı. Bu zamanı başka birinin hayatına adamayın. Hurafelerle hayatınızı kısıtlamayın. Başka insanların söylediklerinin iç sesinizi kirletmesine izin vermeyin. Kalbinizi ve sezginizi takip etme cesareti gösterin. Steve Jobs, Stanford Üniversitesi mezuniyet töreninde bu sözleri gençlere söylüyor. Jobs, dünyaya iz bırakmanın önemini her fırsatta vurgulayan bir insandı. Yine yaratıcılığa, inovasyona, tasarıma da son derece ilgili ve meraklı olan Jobs, bugün bildiğimiz akıllı telefon konseptini geliştiren ilk insan oldu. Bu konsepti o kadar başarılı bir şekilde hayata geçirdi ki artık sorgulamaz olduk, hayatımızın ayrılmaz bir parçası oldu mobil teknoloji. Öldüğünde milyar dolarlık bir servete sahip olan Jobs, gelecekteki birçok teknoloji için ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Mutlaka okuyun Steve Jobs’ın Hayatı 5- Bill Gates 1955 – … William Henry Gates veya daha meşhur adıyla Bill Gates, çağımızın en ünlü girişimcilerinden biridir. Dünyanın en büyük bilgisayar yazılımı şirketi olan Microsoft’un kurucu ortağı olan Gates, kişisel bilgisayar devriminin en bilindik öncüsüdür. Microsoft’u 1975 yılında Paul Allen ile beraber kuran Bill Gates uzun yıllar boyunca dünyanın en zengin insanı olarak bilindi. Bugün listede tepede yer almasa bile yine de ilk 5 içinde yer alıyor. Son 21 yıl içerisinde 16 kez dünyanın en zengin insanı ünvanına sahip olmuştur. Bill Gates’in başarısının temel unsurlarından biri, işe erken başlamasında saklıdır. 13 yaşında bilgisayarlarla haşır neşir olan bir insan yaşta bilgisayar ve yazılıma büyük ilgi duyan Gates, ne istediğini erken yaşta keşfeden ve gereksiz pek çok şey zaman kaybetmeyen, hedefine odaklanmış bir isim. Gates bilgisayar çok küçük yaşlarda tüm boş zamanını okula bağışlanan teletip terminal bilgisayarında program yazmak için harcadı. Gates daha sonra Microsoft’u yarattı ve muazzam derecede popüler olmaya devam eden Windows yazılım sistemini geliştirdi. Diğer ünlü girişimciler gibi Bill Gates’de hayırsever bir biçimde derneklere ve bilimsel araştırmalara büyük miktarlarda para bağışlaması ile bilinmektedir. Gates, 2000 yılında özel bir hayırsever vakfı olan Bill and Melinda Gates Vakfını kurdu. Vakıf yoksulluğun azaltılması, sağlık hizmetlerinin, eğitim olanaklarının geliştirilmesi ve dünya çağında teknolojiye erişim sağlanması için faaliyetlerine devam etmektedir. Kendisi vakıfa 28 milyar dolar aktarmıştır ve hala da bağış yapmaya devam etmektedir. Mutlaka okuyun Bill Gates Nasıl Başarılı Oldu? 6- Jack Ma 1964 – … Çin’in en zengin adamı ünvanına sahip olan Jack Ma, gerek hikayesi gerek renkli kişiliğiyle dünyanın en ünlü girişimcileri arasına girmeyi sonuna kadar hakediyor. Alibaba ve Aliexpress’in kurucusu olan girişimcinin, sıfırdan başlamış olduğu girişimcilik serüveninde bugün 62 milyar dolarlık bir servete ulaşması bu durumu kanıtlar nitelikte. Aslen İngilizce öğretmeni olan Jack Ma, zamanında bildiğimiz fast food markası KFC tarafından 24 kez reddedilmiş biri. Üniversiteyi bitirdiğinde başvurduğu 30 küsür işten olumsuz yanıt almış biri. Defalarca ABD vizesi reddedilmiş bir kişi. Ancak o başarısızlıktan yılmamış, başarısızlığa alışmış ancak azmini yitirmemiş büyük bir girişimci. Bu nedenle eğer fikrinize ve kendinize güveniyorsanız uzun vadeli hareket etmekten korkmayın. Teknoloji hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Pazarlama hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Hukuki süreçler hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Bildiğim tek şey insanlardı. Mutlaka okuyun Jack Ma’nın ilham verici yaşam öyküsü 7- Mark Zuckerberg 1984 – … 21. yüzyılın şüphesiz adından en çok söz ettiren en genç girişimcisidir Mark Zuckerberg. 14 Mayıs 1984 tarihinde Newyork’un küçük bir bölgesinde dünyaya gözlerini açan girişimci henüz daha ilkokuldayken bilgisayara ve programlamacılığa büyük ilgi duymaya başlamıştır. 12 yaşına geldiğinde ise diş hekimi olan babasından öğrendiği bir programlama dili sayesinde ilk uygulamasını yaratmıştır. Üniversitenin ilk yıllarında kurmuş olduğu Facebook’a kadar birçok başarılı proje geliştirmiş ve birçoğunu bilişim devlerine çok iyi rakamlara satmıştır. Öğrencisi olduğu Harvard Üniversite’sini yarım bırakıp Facebook’u kuran Mark Zuckerberg, bugün 100 milyar doları aşkın servetiyle dünyanın en zengin insanlarından biri. Aynı zamanda Instagram ve Whatsapp’ın sahibi olması genç girişimciyi dünyanın en önemli insanlarından biri yapmaktadır. En büyük risk, risk almamaktır. Bu kadar hızlı değişen bir dünyada, hiçbir strateji başarıyı garanti etmiyorken risk almamak büyük bir tehlikedir. Benim esas amacım şirket sahibi olmak değildi. Pek çok insan kazancı ve parayı önemsemediğimi düşünür. Ancak öyle değil. Para elbette önemli, fakat esas önemli olan şey dünyayı değiştirebilecek bir şeyler inşa etmektir. Yani siz kayda değer bir iş yapınca para kendiliğinden gelir. Para odaklı olmak yerine insanların faydalanabileceği iyi bir ürün ya da hizmet geliştirin. Mutlaka okuyun Mark Zuckerberg’in Başarı Hikayesi 8- Amancio Ortega Amancio Ortega olmasa Zara, Pull & Bear, Massimo Dutti gibi markalar olmazdı. Diğer bir ifadeyle hazır giyim sektörü bu kadar gelişemezdi. İspanyol iş insanı Amancio Ortega 14 yaşındayken bir terzi yamağı olarak başladığı iş hayatında büyük bir tekstilci olarak ilerledi. 1975 yılında eşiyle birlikte ilk Zara mağazasını kurdu. 80’li yıllarda sadece İspanya’da yer alan Zara’yı Inditex Group adı altında dünyanın pek çok ülkesine taşıdı. Mutlaka okuyun Amancio Ortega Kimdir? 9- Jack Dorsey 2006 yılında Twitter’ı kuran Jack Dorsey, 2009’da da ödeme sistemi Square’nin de kurucusu. Her gün milyonlarca insanın kullandığı Twitter’ın arkasındaki isim olan Dorsey çocukken kekemelik problemi yaşıyordu. Bu nedenle az konuşan, kendi kendine çok zaman geçiren Dorsey bu problemini konuşma yarışmalarına katılarak aştı. Herkesin bir fikri vardır. Önemli olan bu fikri eyleme dökmek ve insanları size bu yardım etmeleri konusunda seferber edebilmektir. Mutlaka okuyun Jack Dorsey Kimdir? Çılgın Hayatına İlişkin Şaşırtıcı Gerçekler 10- Warren Buffett Dünyanın en büyük yatırımcısı olarak görülen Warren Buffett, borsada ilk işlemini 11 yaşında yaptı. Daha o yaşlarda yatırıma ve girişimciliğe yatkın olan Buffett, 1956 yılında şahsi birikimleriyle Buffett Partnership adlı bir firma kurdu. Daha sonra ise Berkshire Hathaway’in başına geçti. O dönemde Berkshire Hathaway bir tekstil firmasıydı. Buffett, bu departmanı kapattı; medya, yatırım, sigorta, petrol gibi alanlarda yatırım yaptı. 102 milyar dolarlık servetiyle bugün dünyanın en zengin insanlarından biri olan Buffett aynı zamanda çok iyi bir hayırsever. Sırf 28 milyar dolarlık bir parayı yoksulluk, eğitim, sağlık, sanat gibi alanlarda kullanılmak üzere bağışlamış bir isim. Mutlaka okuyun Warren Buffett Kimdir? 11- Phil Knight 1993 yılında Phil Knight dünyanın spor alanındaki en güçlü insanı olarak seçildi. Nike’ın kurucusu olan Knight ne sporcu ne de teknik direktör. Ancak o dünya üzerindeki sporcuların çok büyük bir kısmının giyinmesinden sorumlu bir isim. Üniversite yıllarında sporcu ayakkabılarının performansa ne kadar etki ettiğini fark eden Knight, daha sonra Blue Ribbon Sports adında bir firma kurdu ve bugünkü Nike’ın temelini attı. Bugün Nike’ı dünya üzerinde tanımayan neredeyse hiçkimse yok. Mutlaka okuyun Phil Knight Kimdir? 12- Richard Branson 1950- Liseyi yarıda bırakan Richard Branson, 400’den fazla şirkete sahip olan Virgin Group’u kurdu. İmparatorluğu Londra’da küçük bir kayıt dükkanı ile başladı. Branson mevcut şirketler ile eğlenceli ve daha iyi şeyler yapmak istediğinden ötürü tamamen şansına girişimci olduğunu söylemektedir. İngiliz girişimci Richard Branson son dönemdeVirgin Galactic şirketinin turistik amaçlı uzay gezisi düzenlemesiyle medyada kendine yer buldu. Richard Branson çalışmayı da eğlenmeyi de çok seven bir insan. Kendine ait iki özel adası olan, dünyaca ünlü yıldızlarla arkadaş olan Richard Branson iş hayatında risk almasıyla ve sevdiği şeylerden ödün vermemesiyle biliniyor. Girişimcilik, müşteri elde etmek değildir. Girişimcilik tek başına çalışmak değildir. Girişimcilik bir numara olmaya çalışmak değildir. Girişimcilik sizi heyecanlandıran bir şeyden para kazanarak ilerlemek demektir. Mutlaka okuyun Richard Branson’ın Başarı Hikayesi 13- Reed Hastings Netflix’in kurucusu Reed Hastings, Netflix’i 1997 yılında kurdu. Online film kiralama hizmeti veren şirket, DVD kiralıyordu. İnsanlar internette izlemek istedikleri filmi seçiyor ve Netflix’de bu filmin DVD’sini müşteriye kargoluyordu. Netflix’in o dönemki rakibi Blockbuster ise Netflix’i her anlamda sürklase ediyordu. 2007 yılında DVD kiralama işinden talebe bağlı içerik üretmeye odaklanan Netflix’in yükselişi işte bu zaman başladı. Rakip firma Blockbuster dijitale ayak uyduramadı ve hala video kiralama işine devam etti. Netflix ise içerik üretmeye, dijital video izleme servisini geliştirmeye odaklandı. Üstelik bir dönem Reed Hastings, Netflix’i Blockbuster’a 50 milyon dolara satmaya bile çalışmıştı. Bugün sinema ve dizi sektörünün en büyüğü olan Netflix’in başarı hikayesini mutlaka okumalısınız. Mutlaka okuyun Netflix Kurucusu Reed Hastings’in Başarı Hikayesi 14- Michael Dell Dünyanın en büyük teknoloji firmalarından biri olan Dell’in kurucusu olan Michael Dell, çocuk yaşta matematik ve teknolojiyle ilgileniyordu. Teksas Üniversitesi’nde okurken yazılım ve donanım anlamında kendini çok geliştiren Michael Dell, Dell Computers’i kurdu. 1998 yılında halka arz edilen Dell, 1991 yılında dünyanın en genç milyarderlerinden biri oldu. Şu an ise 20 milyar dolarlık bir servetin sahibi. Mutlaka okuyun Michael Dell’in Muhteşem Hayatı 15- Brian Chesky Üniversitede endüstriyel tasarım okuyan Chesky, konaklama uygulaması Airbnb’nin kurucusu. Eylül 2007’de bir konferansa katılmak isteyen insanların boş otel odası bulamaması üzerine Brian Chesky ve arkadaşı Joe Gebbia konferansa katılan bir çifte evlerinin boş bir odasını kiraladı. Bu ise daha sonra büyük bir iş fikrine dönüştü ve sonunda Airbnb kuruldu. Uber’in taksi ve ulaşım sektöründe yaptığı devrimi konaklama sektöründe yapan Chesky, günümüzün en önemli girişimcilerinden biri olarak kabul görüyor. Mutlaka okuyun 3 arkadaş şişme yatak kiralayarak başladıkları işi nasıl 38 milyar dolarlık bir şirkete dönüştürdü? 16- Reid Hoffman Stanford ve Oxford gibi üniversiteler işletme okuyan Reid Hoffman, 1997’de Apple’da çalıştı. Bu dönemde adında bir web sitesi kurdu. Daha sonra Paypal’ın kuruluş ekibinde de yer alan Hoffman, uzun bir süre Paypal’da operasyon müdürü olarak görev yaptı. 2002’de ise iş odaklı sosyal medya sitesi LinkedIn’i kurdu. 2020 itibariyle şahsi servetinin 2 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Mutlaka okuyun Reid Hoffman Kimdir? 17- Travis Kalanick ve Garrett Camp Kanadalı olan Uber kurucusu Garrett Camp, üniversitede iken ilk bookmark sitelerinden biri olan Stumbleupon’u kurdu. Daha sonra bu web sitesini 75 milyon dolara eBay’e satan Camos, taksi uygulaması Uber’i kurdu. Travis Kalanick’in danışman ve CEO olarak işe girmesiyle şirket daha da büyüdü. Bugün Uber taksi ve ulaşım sektörünü kökünden değiştirmiş durumda. Mutlaka okuyun Uber ve Kurucusu Travis Kalanick’in Başarı Hikayesi 15- Larry Page ve Sergey Brin1973 – Google’ın kurucuları… Larry Page ve Sergey Brin… Larry Page, bugün Google’ın da bağlı olduğu Alphabet’in CEO’su ve 80 milyar dolarlık bir servete sahip. Sergey Brin de Alphabet’in yönetim kurulu başkanı ve 75 milyar dolarlık bir servete sahip. Larry Page’in şöyle bir sözü var İcat yeterli değildir. Nikola Tesla elektriği keşfetti ancak bunu insanlara anlatamadı. İcat ve inovasyonu birleştirmektir önemli olan. Bu ne demek? Google iki nedenle başarılı oldu İnternette arama yapan kişilere kaliteli sonuçlar sundu ve “arama” kelimesiyle kendini özdeşleştirdi. Eğer başarılı bir girişimci olmak istiyorsanız ürününü geniş kitlelere pazarlamanın yollarını bulmanız şart. Sadece bir şey üretmek, rekabetin yoğun olduğu bir ortamda sizi ileri bir noktaya taşımaz. Ürünü pazarlamak ve daha çok kişinin sizi bilmesini sağlamak durumundasınız. Mutlaka okuyun Larry Page’in Muhteşem Hayat Hikayesi Mutlaka okuyun Sergey Brin’in Başarı Dolu Hayat Hikayesi 16- James Dyson 1947 – İngiliz mucit ve iş adamı torbasız elektrikli süpürgeyi icat etti, başarılı bir şekilde pazarladı ve yenilikçi ürününü sattı. Hala Dyson el kurutucuları gibi yenilikçi tasarımları satmaya devam ediyor. Mutlaka okuyun James Dyson Kimdir? 17- Howard Schultz Howard Schultz dünyanın en büyük kahve zinciri Starbucks’ın sahibidir. Starbucks’ı sıfırdan bugünlere taşıyan Howard Schultz yaratmış olduğu marka algısı ve müşteri deneyimi ile birçok sektörede taşları yerinden oynatmıştır. Howard Schultz, yoksul bir çocukluk geçirdi. Çocuk yaşlarından beri hayali hep bu kaderden kurtulmak olan Schultz, üniversitede burslu okudu ve Xerox’ta çalışmaya başladı. Daha sonra ise İsveç merkezli Hammarplast adlı kahve makinesi firmasında üst düzey yöneticilik yaptı. Bir gün Seattle’da Starbucks Coffee Company adlı bir kahveciye giden Schultz, buradan etkilendi ve firmanın pazarlama departmanının başına geçti. 1986 yılında Giornale II adlı kendi kafesini açtı. Starbucks’ın kurucuları da bu dönemde Starbucks’ı Howard Schultz’e devretti. Daha sonrasını ise hepimiz biliyoruz. Starbucks dünya genelinde en büyük kahve zinciri oldu. Bugün yakın Starbucks şubesi var. Schultz’ün şahsi serveti ise 5 milyar doların üzerinde. Mutlaka okuyun Howard Schultz Kimdir? 18- Akio Morita Akio Morita, Sony’nin kurucusu olup tüm dünyada milyarlarca elektronik ürün satmayı başarmış bir satış dehasıdır. Eski zamanların Steve Jobs’ıdır. Mutlaka okuyun Akio Morita Kimdir? 19- Oprah Winfrey Bence Oprah Winfrey modern zamanın sıfırdan var olan en başarılı ve etkileyici hikayesine sahip. Oprah, 21. yüzyılın en zengin siyahi Amerikanı ve 3 milyar dolarlık bir serveti ile tartışılmaz olarak dünyanın en ilham verici kadını olarak kabul edilmektedir. İnanılmaz başarısı ise yetiştiği ortam göz önünde bulundurulunca çok daha etkileyicidir. Evlenmemiş bir çiftin kızı olan Oprah, hizmetçi olarak çalışarak aşırı yoksulluk içinde büyüdü. Ailesi o kadar yoksuldu ki, okulda patates çuvalından yapılma giysiler giydiği için alay konusu oluyordu. Aynı zamanda aile üyeleri tarafından cinsel istismara da uğradı ki kendisi bunu, kendi programının özel bir bölümünde televizyon izleyicileri ile de paylaşmıştı. Oprah’ın ilk büyük çıkışı yerel bir siyahi radyo istasyonunda çalışırken gerçekleşti. Radyo istasyonu yöneticileri tutkusu ve çok çalışmasından o kadar çok etkilenmişlerdi ki, Oprah daha büyük radyo istasyonlarına transfer edildi ve sonunda da televizyonda kendi programını yapmaya başladı. 20- Steve Ballmer 2000-2014 yılları arasında Microsoft’un CEO’luğunu yapan, NBA’nin en başarılı takımlarından Los Angeles Clippers’ın kurucusu Steve Ballmer, 1977 yılında Harvard’dan mezun oldu. 71 milyar dolarlık bir servete sahip olan Ballmer’in şöyle bir sözü var “Bilgi teknolojilerinin en büyük faydası insanları ne yapmak istedikleri konusunda fikir sahibi yapmasıdır. İnternet insanları daha yaratıcı, daha üretken yapar. Daha önce akıllarına gelmeyen şeyleri başarmaları sağlar. Bir anlamda internet demek potansiyel demektir.” Microsoft’un şu anki CEO’su Satya Nadella, kendi performansı hakkında Ballmer’e “Nasıl gidiyorum?” diye sorduğunda Ballmer’ın verdiği cevap oldukça ilginç. “Bunu sen de biliyorsun, ben de. Neyin ne olduğu ortada. Senin düzeyinde bir insanın ne yaptığı açık seçik ortadadır.” İşte bu denli açık sözlü bir insan Ballmer. Siz de kendi alanınızda, mesleğinizde ilerlemek istiyorsanız açıksözlülüğe büyük önem vermelisiniz. Konu ne olursa olsun ödün vermemeli ve karakterinizden taviz vermemelisiniz. 21- Raymond Thomas Dalio Dünyanın en büyük yatırım fonlarından biri olan Bridgewater’ı 1975 yılında kuran Raymond Thomas Dalio’nun meşhur bir sözü var Şahane bir hayata sahip olmak için tehlikeli bir ormandan geçmeniz gerektiğini hayal edin. Şu an olduğunuz yerde durup sıradan bir hayat yaşarsınız ya da ormanda başınıza ne geleceğini bilmeden geçmeye çalışarak sonunda olağanüstü bir hayata kavuşursunuz. Bu iki durumu aklınızdan çıkarmayın çünkü öyle ya da böyle bu kararı vermek zorunda kalırız bir gün. “The Principles Life and Work” adlı kitabında başarıya dair bildiği her şeyi anlatan Ray Dalio tüm girişimcilerin feyz alması gereken önemli bir isim, duayen. 22- Sarah Blakely 5000 dolarlık birikimiyle Spanx’i kuran Sara Blakely, çeşitli TV programlarında ürettiği korseleri tanıttı. Tasarımlarını arkadaşları üzerinde denedi. Bugün korse ve kadın giyimi dendiğinde akıllara gelen en önemli markalardan biri olan Spanx, tamamen Sarah Blakely’e ait. Yani şirket borsada işlem görmüyor. Buna karşın Sarah Blakely’nin şahsi servetinin 2 milyar dolara yakın olduğunu biliyoruz. Sarah Blakely basit bir ürünü geliştirip milyar dolarlık bir işe çevirmesi nedeniyle dünyanın en etkili kadın girişimcilerinden biri olarak kabul görüyor. 23- Fred Smith 1944 doğumlu olan Fred Smith, Yale’de iktisat okudu ve daha o zamanlarda lojistik ve kargoya dair çalışmalar yaptı. Daha sonra orduda görev yaparak lojistik alanında deneyim kazandı. Ordudan sonra kendini hızlı teslimat konusuna adayan Smith, babasından aldığı borçla FedEx’i kurdu. Bugün dünyanın en büyük kargo firması olan FedEx’in çarpıcı hikayesini mutlaka okumanızı öneriyoruz. Mutlaka okuyun Bir Gecede İflasın Eşiğinden Dönen FedEx Nasıl Kuruldu? 24- Sam Walton Perakende sektörünün en büyüğü olan Walmart’ın kurucusu Sam Walton, gençliğinde JC Penny için satış danışmanlığı yaptı. Burada pek de başarılı bir iş çıkarmayan Walton daha sonra aldığı dolar borçla Ben Franklin mağazasını satın aldı. Fiyatları rakip mağazalardan daha düşük tutan Walton’un bu işi 1950’lerde 6 farklı eyalete yayıldı. 1962’de ilk Walmart şubesini Arkansas’ta açan Walton, uzun süre dünyanın en zengin insanı unvanına sahip oldu. Bugün bile dünyanın en zenginleri listesinde Walton ailesinden pek çok kişi var. 25- Arianna Huffington Yunan asıllı olan ve eğitimini İngiltere’de tamamlayan Arianna Huffington, Huffington Post adlı blogun kurucusu ve baş editörü. Bu blogu aha sonra AOL’e satan Arianna Huffington çok sayıda kitabın yazarı ve kadın hareketinin öncü isimlerinden biri. Thrive Global’in kurucusu olan Huffington Uber, Onex, Global Citizen gibi büyük şirketlerin yönetiminde yer alıyor ayrıca. 26- Kevin Plank Nike, Adidas, Reebok, Puma gibi markaların dominasyonu altındaki spor giyim sektöründe kısa sürede kendine büyük bir yer edinen Under Armour’un kurucusu olan Kevin Prank, gençlik yıllarında giydiği formaların ter emmesi nedeniyle yeni bir spor giyim markasına ihtiyaç olduğunu düşündü ve Maryland Üniversitesi’nden mezun olmasının ardından kendini yeni bir spor giyim markası kurmaya adadı. Şu an şirketin yıllık gelirinin 10 milyar doların üstünden olduğunu belirtelim. Nike ve Adidas gibi iki dev karşısından büyük bir başarı bu. 27- Ralph Lauren Bronx’ta göçmen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ralph Lauren, lise sonrası okula devam etmedi ve orduya katıldı. Daha sonra bir kravat firmasında satış personeli olarak işe girdi ve burada ilk kravatını tasarladı ancak bu tasarım yönetim tarafından kabul görmedi. Daha sonra New York’ta kendine ait ufak bir butik açan Lauren, Polo markasını kurdu. Bugün polo yaka tişört gibi bir giysi türüne kendi adını verecek kadar başarı yakalayan Ralph Lauren’in 6 milyar doların üstünde serveti var. Lauren koronavirüsle mücadele için yakın dönemde 10 milyon dolar bağış da yaptı. Mutlaka okuyun Polo’nun Kurucusu Ralph Lauren’ın Yoksulluktan Zenginliğe Uzanan Hikayesi 28- Calvin Klein Klein markası 1969’da partneri Barry Schwartz ile birlikte kuran Calvin Klein, lüks giyim konusunda dünyanın en büyük markalarından birinin kurucusu. Calvin Klein, markasını 2013 yılında Tommy Hilfiger’i de bünyesinde barındıran Phillips-Van Heusen Corporation’a 430 milyon dolara sattı. 29- Larry Ellison Teknoloji ve yazılım dünyasıyla ilgili insanların yakından bileceği Oracle’ı kuran Larry Ellison’u diğer girişimcilerden ayıran özelliği vizyonunu net bir biçimde ortaya koymuş olmasıdır. İyi bir lider bugün kadar yarını da düşünen kişidir. Oracle’ın 1977’de kurulmasına rağmen bugün yazılım dünyasında çok önemli bir marka olmasında bu vizyon saklı aslında. Yıllık 40 milyar dolar ciro yapan 200 milyar dolar değerinde bir şirket tesadüfen kurulamaz çünkü. Eğer siz de bir startup kurma düşüncesindeyseniz mutlaka geleceği öngörerek hazırlık yapmalısınız. 30- Muhammad Yunus 1940 – Muhammed Yunus Bangladeşli bankacı ve ekonomisttir. Düşük faiz oranları ile yoksul insanların üretim yapabilmesini sağlayan bir sistem olan mikro finans alanındaki çalışmasıyla Nobel Barış Ödülü’nü 2006 kazanmıştır. Ekonomik gelişimi destekleyen mikrokredi ve mikrofinans kavramlarını geliştirmiştir. 31- Carlos Slim Helu 1940 – Meksikalı girişimcidir. 2010 ila 2013 arasında dünyanın en zengin insanı olmuştur. Sahip olduğu Grupo Carso holdingi ile oldukça çeşitli işletmelere sahip bir yatırımcıdır. Buna America Movil cep telefonu grubu da dahildir. Mutlaka okuyun Carlos Slim Helu Kimdir? 32- Andrew Carnegie 1835 – 1919 Amerikan demir çelik sektörünün öncüsü olan ve 310 milyar dolar serveti bulunan İskoç asıllı Carnegie, çok zorlu bir ortamda büyüdü. Çocukluğunu fabrikalarda çalışarak geçirdi ve geceleri sürekli olarak hissettiği açlığı bastırabilmek için zorla uyumaya çalışırdı. Carnegie sonunda Pennsylvania Demiryolu Şirketi için çalışmaya başladı ve daha sonra Carnegie Steel Mill olarak bilinen çok başarılı bir işletme kurdu. Dünyanın gelmiş geçmiş en zengin girişimcilerinden biri olmasının yanı sıra, aynı zamanda tarih kitaplarında büyük bir cömertlik örneği olarak da yer almaktadır. “Zengin ölen insan aşağılanmış insandır” inancı ile Carnegie servetinin yüzde doksanını çeşitli derneklere ve vakıflara bağışladı. Kendisi Amerika çapında kütüphaneler ve eğitim kurumları için en büyük hayırseverlerden birisi olarak bilinir. 33- John D. Rockefeller 1839 – 1937 Rockefeller, petrol ve demiryolu sektörünü ele geçirerek, dünyanın en zengin insanlarından birisi oldu. Parasını kiliseye, eğitime, tıp bilimine ve kamu sağlığına harcayan cömert bir hayırseverdir. 34- Thomas Edison 1847 – 1931 Edison, hayatı boyunca 1000’den fazla patent aldı. Ancak sahip olduğu nadir mucit becerilerinden ticari olarak faydalanabilmek için de oldukça iyi kullandı. Elektrikli ampülü ve fonograf gibi diğer buluşları ile bir servet kazandı. Mutlaka okuyun Thomas Edison Kimdir? Hayatı ve Başarı Hikayesi 35- Henry Ford 1864-1947 Henry Ford, kurulum hatları ve motorlu araçlar için seri üretim sektörüne öncülük etti. Ford, ortalama bir tüketici için araç fiyatlarının düşmesine yardımcı oldu. Mutlaka okuyun Henry Ford Kimdir? 36- Coco Chanel 1883-1971 Coco Chanel, 20. yüzyıl sırasında feminen stili ve kıyafetlerin belirlenmesine öncülük eden bir tasarımcı ve kostüm yapımcısıdır. Kendisinin fikirleri ve iş uygulamaları çığır açıcıydı ve kadınların giyim tarzını kökünden değiştirdi. Mutlaka okuyun Coco Chanel Kimdir? Hayatı ve Başarı Hikayesi 37- Madam CJ Walker Sarah Breedlove Madam CJ Walker olarak bilinmektedir inanılmaz bir kadındı. Sarah Breedlove tarihte, kendi kendine milyoner olabilen ilk siyahi kadın girişimci olarak bilinmektedir. 1867 yılında doğan Walker’ın ailesi ve büyük kardeşleri Louisiana’da köleydiler. Kendisi, ailesinde özgürlük içinde doğan ilk kişiydi. Madam CJ Walker, özellikle siyahi kadınlar için kendi güzellik ve saç ürünleri markasını yarattı. Pazarda bir talebin karşılanmadığını gördü ve kimsenin bir çözüm üretmek istemediği bir dönemde bu soruna kendisi bir çözüm buldu. Tahmin edebileceğiniz gibi onun zamanlarında hemen hemen her kadının tırnakları ve saçları çok yıpranıyordu. Akıllı, stratejik ve girişimci kadın, girişimci ruhunu harika bir biçimde pazara entegre edebildi. 38- Benjamin Franklin 1706 – 1790 Amerika’nun kurucularında biri olan Franklin, tüm insanlığı etkileyen başarılarıyla ve yapmış olduğu tuhaf deneylerle bilinmektedir. Franklin; paratoneri, aydınlatma çubuğunu, çift odaklı gözlüğü ve Franklin sobasını icat etmiştir. Sokakların lambalar ile aydınlatılması fikrini ortaya atan ilk kişidir. Kendisinden önce ve sonraki birçok girişimci gibi Franklin’in de birçok sıfatı vardır. Bunlardan bazıları şu şekildedir bilim adamı, yazar, siyasetçi, mucit, diplomat ve meraklı bir iş adamı. 39- John D. Rockefeller 1839 – 1937 Bu kişi çok zengin olmasından ötürü birçok kişi tarafından sevilmese de, 340 milyar dolarlık serveti ile oldukça iyi şeyler yapmıştır. Dünyanın gelmiş geçmiş en zengin insanlarından biri olan Rockefeller bir seyyar satıcının oğlu olarak dünyaya geldi. Girişimci ruhunu daha çocuk yaşlarda şeker satarak ve komşuları için garip işler yaparak kanıtladı ve sonunda Standard Petrol Şirketinin kurucusu oldu. Bu da kendisini dünyanın en zengin ve en ünlü girişimcileri arasına sokmayı başardı.. Her ne kadar Rockefeller’in rakiplerini saf dışı bırakmak için karanlık iş taktikleri uyguladığı yönünde suçlamalar da olsa, kendisi yaşamı boyunca çeşitli kuruluşlara 500 milyon dolar bağışladı. 40- Hans Christian Anderson 1805 – 1875 Hans Christian Anderson, eserleri tüm dünyada bilinen en ünlü masal yazarlarından biridir. Danimarka’nın Odense şehrinde doğan Hans Christian Anderson’ın inatçı kararlılığı ve zehir gibi zihni kendisini en ünlü girişimcilerden birisi yaptı. Anderson’ın çocukluğu büyük sefillik içinde geçti. 14 yaşındayken Kopenhag’daki bir falcı kendisine, çok şeyler çekeceğini ancak sonunda oldukça ünlü olacağını söylemişti. Bu öngörüler doğru çıktı fakat Anderson ilk olarak film yıldızı ve şarkıcı olmak istedi ve başarısız oldu. Anderson’da bir şeyler olduğunu gören Royal Danish Theater’in yönetmeni kendisini kanatları altına aldı ve eğitim masraflarını karşıladı. Anderson okuldaki öğrenciler ve öğretmenlerden çok çekti ve kendisi o dönemleri, hayatının en karanlık günleri olarak nitelendiriyor. Okuldan mezun olduktan sonra Anderson yazdıklarını yayınlamaya başladı. Yazdığı masallar çok popüler oldu ve sonunda çocukluğunda kendisine vaat edilen üne kavuştu. Geçmişte yaşadığı yoksulluğu hiç unutmadı. “Kibritçi Kız” adlı masalında, annesinin genç bir kızken nasıl sokaklarda dilenmek zorunda kaldığı ile ilgili anısından esinlenmiştir. Günümüzde Hans Christian Anderson hala seviliyor ve masalları ile biliniyor. Masallarının çoğu Disney animasyon klasiklerine de ilham kaynağı olmuştur. İlginizi çekebilir Dünyanın En Başarılı İnternet Girişimcileri İlham Verici Başarı Hikayeleri
Turkish Arabic German English Spanish French Hebrew Italian Japanese Dutch Polish Portuguese Romanian Russian Swedish Turkish Ukrainian Chinese English Synonyms Arabic German English Spanish French Hebrew Italian Japanese Dutch Polish Portuguese Romanian Russian Swedish Turkish Ukrainian Chinese Ukrainian These examples may contain rude words based on your search. These examples may contain colloquial words based on your search. a person's life a man's lifea human life life of a person one man's life life of a man life of a human someone's life one life Olaya felsefi olarak yaklaşmak istemiyorum ama bir insanın hayatı alındı, ve birisi bundan sorumlu tutulmalı. I don't want to get all philosophical but a person's life has been taken, and someone has to account for that. Zamanla bu veriler telefonlarımıza kaydediliyor ve bir insanın hayatı hakkında kapsamlı bir tablo oluşturuyor. Over time, this data is getting captured on our phones, and it provides a really rich picture of a person's life. Bu yğzden bir insanın hayatı üzerine bahse girmiş oluyorsun. Prostatın neden bir insanın hayatı boyunca genişlemeye devam ettiğini kimse bilmemektedir. No one knows why the prostate continues to enlarge throughout a man's life. Eğer bir insanın hayatı tehlikedeyse falan. Bu bir kadının hayatı, bir insanın hayatı. Ama bir insanın hayatı söz konusu. Baş ağrısı, iskelet sisteminin genel rahatsızlığı ile birleştiğinde, bir insanın hayatı için önemli bir tehdit oluşturabilir. Headache combined with general discomfort of the skeletal system can pose a significant threat to a person's life. Beyinde ki hücreler bir insanın hayatı boyunca hayatta kalmaktadır. Cells in the brain will stay alive throughout a person's life. Belki de bir insanın hayatı sizin ellerinizde. Eğer depresyon kronikleşirse, bir insanın hayatı için bir tehdit olabilir. If depression becomes chronic, it can be a threat to a person's life. Burada bir insanın hayatı söz konusu. bir insanın hayatı yok edilmiş oldu. Günlük acele, ebedi eğlence, boş zaman ve dinlenme eksikliği, çok sayıda birikmiş vaka - tüm bunlar bir insanın hayatı üzerinde oldukça güçlü bir iz bırakıyor. Daily haste, eternal amusement, lack of free time and rest, a huge amount of accumulated cases - all this leaves a fairly strong imprint on a person's life. Bazı durumlarda, karaciğer hemanjiyomları doğumdan itibaren mevcut olabilir, ancak bir insanın hayatı boyunca herhangi bir noktada da gelişebilirler. In some cases, liver hemangiomas may be present from birth, but they can also develop at any point during a person's life. Bazı belirtiler, bir insanın hayatı için tehlikeli olan hastalıkları, ortaya çıktığında bir genel pratisyene dönmeleri durumunda gösterebilir. Some symptoms may indicate diseases dangerous to a person's life, should they turn to a general practitioner when they occur. Beynin bir insanın hayatı boyunca esnek kalmasına rağmen, beyindeki nöral ağların özellikle çocukluğun ilk üç buçuk yılı boyunca uyarılmaya karşı duyarlı olduğu anlaşılmıştır. It turns out that, although the brain remains plastic throughout a person's life, the neural networks in the brain are especially sensitive to stimulation during the first three and a half years of childhood. Bu nedenle, 30 yıldan sonra bir insanın hayatı belli bir çerçeveye açıkça uymak zorundaymış gibi, kimin ve neden kurulduğu bilinmemektedir. So, as if a person's life after 30 years should be clearly within certain limits, it is not known by whom and what for established. Ama şu ana kadar bildiğimiz tek şey, bir kişinin simya kapısına değeri eşdeğer Ed Alphonse vücut ve ruh için onun kapı ticareti zaman dan bir insanın hayatı var. So far though, the only thing we know that is equivalent in value to a person's alchemical gate is a human life from when Ed traded his gate for Alphonse's body and soul. Ataksi, bir insanın hayatı boyunca bir kaza, ameliyat veya hastalıktan kaynaklanıyorsa, durum stabilize olabilir veya zamanla kötüleşebilir. If ataxia results from an accident, surgery, or illness during a person's life, the condition may stabilize or it may get worse over time. No results found for this meaning. Results 192. Exact 192. Elapsed time 122 ms. Documents Corporate solutions Conjugation Synonyms Grammar Check Help & about Word index 1-300, 301-600, 601-900Expression index 1-400, 401-800, 801-1200Phrase index 1-400, 401-800, 801-1200
Birçok insan dil becerilerini geliştirmek için pratik yapmanın önemini vurgulamaktadır. Yazma pratiği de bu pratiklerin arasındadır. Etkili bir şekilde dil becerilerinizi geliştirmek için çok fazla okumanız, yazmanız ve dinlemeniz gerekir. Yazma becerisini geliştirmenin en iyi yöntemlerinden birisi de çeşitli konular hakkında yazmaktır. Peki İngilizce biyografi yazabiliyor olmak ister miydiniz? İngilizce biyografi örnekleri yazmak aslında düşündüğünüzden çok daha kolay! Bu yazımızda, İngilizce biyografi yazmayı öğrenmeyi ve çeşitli İngilizce biyografi örneğini sizler ile paylaşacağız. Biyografi, gerçeğin ve kişinin hayatından hikayelerinde yer aldığı gerçek bir insanın hayat hikayesine verilen isimdir. Bir başkasının hayat hikayesi anlatıldığında bu biyografi ancak kendi hayat hikayenizi anlatmanıza oto biyografi denir. İngilizce biyografide diğer dillerden farkı bulunmayan bir terimdir. Her ne kadar ünlülülerin, yazarların, şairlerin, oyuncuların veya diğer tanınan insanların biyografisi yazılsa da birçok insan kendi biyografisini de yazmayı denemelidir. Peki İngilizce biyografi nasıl yazılır? Bu Konu Dikkatinizi Çekebilir 8 Etkili Teknik ile İngilizcemi Nasıl Geliştirebilirim? İngilizce Biyografi Nasıl Yazılır? Bir kişinin hayatının hikayesini yazmak için, temel gerçeklerden fazlasını bilmeniz gerekir. İyi bir biyografi, bir kişinin hayatı hakkında gerçekten ilginç olan olayları yani dikkate değer başarılar, önemli dönüm noktaları gibi noktaları araştırır. En iyi biyografi, bir kişinin tüm yaşamını ilgi çekici bir şekilde kapsayabilir ve okuyucunun karakterlerine yakından bakmasını sağlamak için yeterli kişisel ayrıntı sağlayabilir. Biyografi yazmakla ilgileniyorsanız, aşağıdaki adımlar başlamanıza yardımcı olabilir İzin Almak Biyografinin konu alacağı kişiyi seçtikten sonra, yaşamları hakkında yazmak için izin isteyin. Bazı durumlarda gerekli olmasa da konunun tanınmış bir kişi olması veya ölmüş olması gibi, izin almak yazma sürecinizin araştırma kısmını çok daha kolay hale getirecektir. Kişi, biyografik olarak yazılmaya istekliyse, onlar hakkında yazınızı daha çekici hale getirmeye yardımcı olacak kendi hikayeleri hakkında daha fazla önemli ayrıntı sağlayabilirler. Araştırma Yapmak Konunuz hakkında ne kadar bilgi sahibi olursanız olun, bu kişinin tam bir resmini çizmek için kapsamlı bir araştırma oldukça önemlidir. Tarihsel bir şahsiyetse, yaşadıkları zaman dilimi ve hayatlarını nasıl etkiledikleri hakkında bilgiler eklemelisiniz. Birincil kaynaklar, öznenizin yaşamının ilk elden anlatımlarıdır ve en güvenilir kaynaklar olma eğilimindedir. Bunlar günlük girişlerini, e-postaları, röportajları veya anıları içerebilir. Birincil kaynak, kişisel web sitesi, Twitter biyografisi, sosyal medya hesabı veya profesyonel biyografi gibi konunun sağladığı diğer bilgiler de olabilir. Dergiler veya belgeseller gibi ikincil kaynaklar da bilgilerin doğruluğu kanıtlanırsa kullanılabilir. Metni Oluşturun İlk paragrafınız veya bölümünüz okuyucuya bu biyografiden bu kişi hakkında ne öğreneceklerini anlatan nitelikte olmalıdır. Bir Zaman Çizelgesi Oluşturun Bir biyografi genellikle bir kişinin hayatının ana noktalarını kronolojik sırayla yapılandırır. Yazmaya başlamadan önce önemli olayların sırasını bilmek, daha sonra tüm hikayenizi yeniden düzenleme zorunluluğundan sizi kurtarabilir. Düşüncelerinizi Dahil Edin Bir biyografi sadece gerçekler değildir. Bir biyografi yazarı, konusunun hayatıyla ilgili kendi duygu ve düşüncelerini paylaşabilir. Konu dikkate değer bir olay oluşturduysa yazar, o anın neden önemli olduğunu düşündüklerini, zaman diliminden nasıl etkilendiğini ve bir bütün olarak toplum için ne anlama geldiğini içerebilir. Bu, bu kişinin neden hakkında yazılmayı hak ettiğini destekleyecek ve izleyicinin ilk cümleden son cümleye kadar okumasını sağlayacaktır. İngilizce Biyografi Örneği Aşağıda sizin için düzenlediğimiz kısa biyografi örneğini inceleyebilirsiniz. Elvis Presley was one of the most popular singers of his time. He was called The King of Rock n’ Roll’ and almost thirty years after his death, people still listen to his music. Elvis Aaron Presley was born on 8th January, 1935, in Mississippi, USA. He won a singing contest at the age of six and played his first guitar at the age of eleven. As a young man, Elvis worked as a lorry driver before he became a singer. He had his first hit, Heartbreak Hotel’, in 1956. In the same year, he made his first film, Love me Tender’. In 1958, Elvis joined the army and went to Germany. There he met Priscilla Beaulieu. They married in 1967. Elvis became one of the richest singers in history. During his lifetime he recorded a large number of songs and many of them were big hits. He performed his last concert on 26th June, 1977. Sadly, Elvis died a few months later on 16th August. He was only 42 years old. The King’ is dead, but his legend lives on! BukyTalk ekibi olarak bu yazımızda sizlere “İngilizce biyografi örnekleri” konusu hakkında çeşitli bilgiler sunduk. Siz değerli okurlarımız için faydalı olmasını diler, okuduğunuz için teşekkür ederiz. Daha fazla bilgilendirici içerik için bizi takip edin! Öğrendiğiniz bilgileri pratiğe dönüştürmek için adresinden veya yanda çıkan WhatsApp ikonundan ücretsiz seansımıza katılın! Ardından size uygun BukyTalk Paketlerinden yararlanın!
Siz dünyanın bu belki de en garip video başlığını görüp de geldiniz ama garipsemeyin çünkü bu videonun içeriğini tarif edebilecek daha iyi bir başlık bulamadım ben. Yani bu bir clickbait bir tık tuzağı değil, onun tam tersi. Videonun sonunda anlayacaksınız. Ama ondan önce şu soruma bir cevap verin bakalım. Elon Musk’la Charlize Theron’un ortak özelliği nedir? Elon Musk’ı tanıyoruz da Charlize Theron kim diye düşünüyorsanız eğer “içine düştüğümüz bu durumu da bir düşünün bence… çünkü bayağı bir ilerleme kaydetmişiz” demektir. Her şeyden önce hemşeri bunlar. Güney Afrikalı. 3 yıl arayla birbirlerinden 50 km uzaklıktaki iki kentte doğmuşlar. Trafik yoksa 47 dakikalık bir mesafede. Çocuklukları ve gençlik yılları orada geçmiş. Sonra ikisi de oyuncu. Biri küçük rollerde sadece kendini canlandırıyor. Diğeri ise öyle böyle değil, Oscar ödüllü bir oyuncu. İkisi de model. Daha doğrusu birinin annesi model, kendisi de saç ektirmek suretiyle modelliğe giriş yapmaya çalışıyor, bir de çok güzel araba modelleri üretip yanında poz veriyor. Diğeri gerçekten de ünlü bir model. İkisi de İngilizce konuşuyor. Ama biri bunu sonradan öğrenmiş. Siz şimdi kötü aksanı ve düşük hitabet yeteneği nedeniyle kesin Elon Musk’tır İngilizce’yi sonradan öğrenen diye düşünüyor olabilirsiniz. Ama hayır, Elon Musk’ın ana dili Güney Afrika İngilizce’si. İngilizce’nin bu lehçesi Güney Afrika’da konuşulan 11 resmi dilden sadece biri. Bir başkasıysa Charlize Theron’un ana dili olan Afrikaans. Hollandaca dilinden evrilmiş bir lisan. Biliyorsunuz “hayali konuşmalar” diye üç bölümlük bir seriye başlamıştık bu yıl. İngilizce’yi konuşarak öğreten Cambly platformunun desteğiyle hazırladığım bu seride daha önce Bruce Lee ve Arnold Schwarzenegger’in başarı hikayelerini aktarmıştım. Her ikisinin de ana dili İngilizce olmamasına rağmen İngilizce konuşulan bir ülkede İngilizce iletişim kurarak çok büyük başarılara imza atmışlardı. Fakat hiç biri İngilizcesini Charlize Theron kadar ilerletemedi. 16 yaşına kadar zar zor İngilizce konuşan bu kadın nasıl kendini geliştirdi de bu kadar iyi İngilizce konuşmaya başladı? İşte 2017’de “hayali konuşmalar” adlı bu İngilizce öğrenme serisinin sezon finalinde bu konuyu anlatmak istedim. Sağ olsun Cambly de zaten konuşarak İngilizce’sini geliştirmek isteyenlere destek olduğu için bu videoya da sponsor oldu. Eğer İngilizce’nizi geliştirmek istiyorsanız hem bu videoda anlatacaklarıma kulak verin hem de Cambly platformunun sunduğu imkanlara bir göz atın. Çünkü size geleneksel sınıflarda yapılan, tüm bilgiyi önceden ezberletmek yerine; ana dili İngilizce olan hocalarla bu bilgileri kullanmanız gereken anı size yaşatıyorlar. Siz hata yaptıkça, İngilizce’niz yeterli olmadıkça, bu alanlara yönelik size düzeltmeler, takviyeler yapıyorlar. Yani önce öğrenip sonra konuşmuyor, aynı anda hem konuşup hem öğreniyorsunuz. Charlize Theron’a geri dönüp İngilizce konusunda kendimizi geliştirmek için başka neler yapabiliriz, bir de onlara bakalım. Charlize Theron ünlü bir oyuncu olmadan önce doğal olarak bol bol film izlemiş. Sadece oyunculuk için değil İngilizce’sini de geliştirmek için. Her ne kadar Güney Afrika’da yaşayan beyazların bir kısmı Elon Musk gibi İngilizce biliyor olsa da Charlize Theron 16 yaşına kadar zar zor İngilizce konuşabildiğini söylüyor. Ama Afrikaans dilini şakır şakır konuşuyor. 16 yaşında Güney Afrika’dan ayrıldıktan sonra İngilizce’sini geliştirmek için uyguladığı yöntemlerden biri İngilizce dizi ve film izlemek. Aslına bakarsanız bizim de çok yaptığımız bir şey bu. Dizileri, filmleri bol bol izliyoruz ama Türkçe altyazıyla. Benim tavsiyem İngilizce altyazıyla izlemeye çalışın. Her şeyi tam olarak anlamasanız da bu şekilde büyük bir ilerleme kaydedebilirsiniz. İngilizce altyazı okumak, İngilizce kitap okumaktan daha farklı bir deneyim. Yaşayan, sokakta konuşulan şeyleri işitip bir de altyazıdan okuyunca birden fazla duyu organınızla daha aktif bir öğrenim deneyimi yaşıyorsunuz. Fransız oyuncu Melanie Laurent de bu tekniği uygulamış. “Inglourious Basterds – Soysuzlar Çetesi” filminin oyuncu seçmeleri için CV’sini göndermiş ve tabiki CV’sinde yabancı dil seviyesi kısmına çoğumuzun yaptığı gibi “akıcı İngilizce” yazmış. Ama hiç de akıcı değilmiş İngilizcesi. Sonra yüz yüze görüşme için çağrılınca deli gibi Gossip Girl izlemeye başladım diyor. Yani bir Tarantino filmine çağrılıp böyle bir diziyle hazırlık yapmak nasıl bir mantıktır bilemiyorum ama sonuçta işe yaramış mı yaramış. Tarantino’nun yazdığı bir filmde oynadıktan sonra tüm dünyada ismi duyulmaya başlayan Meksika’lı Selma Hayek ne yapmış biliyor musunuz? Dil takası 🙂 Lisan takası diyelim çok yanlış anlıyorsunuz çok 🙂 O da İngilizce öğrenmeye dizi/film izleyerek başlamış ama Amerika’ya gelince konuşma konusunda çok yetersiz olduğunu fark etmiş. Sonuçta karşınızdaki insan altyazılı konuşmuyor. Üstelik Selma’nın disleksi problemi de varmış. 2003’te dünyanın en ünlü TV programcılarından biri olan Oprah’la katıldığı röportajda şöyle dert yanmış “Buraya geldim, İngilizce bilmiyorum, “green card”ım yok, araba kullanamıyorum ve üstüne üstlük disleksiyim.” İşte böylesine çaresiz bir haldeyken İspanyolca öğrenmek isteyen bir Amerikalı’yla anlaşmış ve düzenli olarak görüşüp konuşmuş. Konuşmanın yarısını İspanyolca yaparak karşısındakine yardım etmiş, diğer yarısında da İngilizce konuşarak kendisini geliştirmiş. Günün birinde kendinizi geliştirmek için Selma Hayek’ten ilham alacağınızı düşünür müydünüz? İşte böyle büyük düşünmek lazım. Herkesten öğrenilecek bir şey vardır. Ana dili İngilizce olup da Türkçe öğrenmek isteyen birisini bulup da dil takası yapmak pek kolay olmayabilir. Ama takas yapmadan İngilizce konuşmaya hevesli birilerini bulup onunla konuşmaya çalışabilirsiniz. Daha önce yayınladığım “Korkusuzca Konuş” videosunu hatırlayın. İspanyol oyuncu Penelope Cruz ilk başlarda senaryoları fonetik olarak çalışıp, öğrenmiş. Filmlerden duyduğu replikleri ezberlemiş. Anlamını bile bilmeden. İşitip taklit ederek. Test çekimleri yapmış. İlk Hollywood projesini bu çekimlerden biriyle almış. Hatta yönetmen Stephen Frears kendisini ziyarete gelince fark etmiş ki Penelope’nin bildiği tek İngilizce test çekiminde söylediği replikler. Bunun dışında çok az şey biliyor. Yine de rolü ona vermişler. Ama diyalogları ezberlemek bir şey, İngilizce konuşmak başka bir şey. Sette karakterler hakkında konuşmaya başladıkları zaman çok büyük sıkıntı çekmeye başlamış. Peki geri adım atmış mı? Hayır. Başlangıçta anlamını bile bilmeden söylediği kelimeleri zamanla öğrenmeye başlamış. Bu sırada çok komik hatalar da yapmış. Ama vazgeçmeden yılmadan çabalayarak Oscar ödüllü bir oyuncu seviyesine ulaşmayı başarmış. Ünlümüzü daha çok şarkıcı olarak tanıyoruz. Shakira. Kolombiyalı sanatçı için aslında fonetik seviyede bir İngilizce yeterli gibi düşünebiliriz. Ama onun bir akıl hocası var. Sezen Aksu’nun Latin versiyonu diyebileceğimiz Gloria Estefan. Şarkılarını İngilizce’ye tercüme ettirmesini tavsiye etmiş. Ama Shakira 8 yaşından beri şarkılarını kendi yazdığı için tercümenin yeterli olamayacağını düşünmüş. MTV’ye verdiği bir röportajda şöyle diyor “Fikirlerimi, duygu ve düşüncelerimi kendim ifade etmeliydim. İçinden geçtiğim tüm deneyimleri bana yabancı olan bir dilde söylemeliydim.” Bunun için önce sesleri öğrenmiş. Bir müzisyenden beklenebilecek yaklaşım. Aslına bakarsanız bir şeyleri öğrenmeye çalışmadan önce kendinizi tanımaya çalışmalısınız. Görsel bir öğrenici misiniz? Yoksa işitsel mi? Dokunsal mı? Bunu anladığınız zaman çok daha hızlı ve kolay öğrenebilirsiniz. Shakira işitsel bir öğrenici olduğunu çok küçük yaşlarda fark etmiş. İngilizce çalışırken önce sesleri öğrenmiş. Dillerin bir ritmi vardır. Bunu en çok şiirlerde görürsünüz. Divan edebiyatındaki aruz veznini hatırlayın. Kısa ve uzun hecelerden oluşan ritmler. İşte Shakira İngilizce gramer kitabı okumak yerine şair Walt Whitman’ın “Leaves of Grass” kitabını okumuş. Bir şiir kitabını. Bir şairin insanlığa ve hayata dair felsefesini okuyarak dil öğrenmek. Sembolizm, alegori, ritim. Tam da bir şarkı sözü yazarının ihtiyacı olan şeyler. Size videonun garip bir başlığı olduğunu söylemiştim ama içeriği gerçekten de kapsamıyor mu? Aktardığım 5 ünlünün hepsi de Hollywood’a gitmiş ve çok büyük başarılara imza atmış. Bazıları Oscar kazanmış. Üstelik hiç birinin ana dili İngilizce değil. Dikkat ettiniz mi bilmiyorum? Size bahsettiğim bu 5 ünlünün hepsi de kadın. Bu seçimi özellikle yapmak istedim. Bu serinin önceki bölümlerinde Bruce Lee gibi Arnold Schwarzenegger gibi erkeklerin başarı hikayelerini aktarmıştım. Söz konusu kadınlar olunca zeka ya da yeteneklerinden çok güzellikleriyle başarıya ulaştıkları gibi bir önyargı var. Oysa bırakın oyunculuk yeteneklerini sadece İngilizce öğrenmek için uyguladıkları teknikler bile bizim için ilham verici. Charlize Theron ve Melanie Laurent’in İngilizce altyazılı dizi ve film izleyerek öğrenmesi, Selma Hayek’in dil takası yöntemi ya da konuşarak öğrenme yaklaşımı, Penelope Cruz’un fonetik öğrenme tekniği ve son olarak Shakira’nın şarkı ve şiirle öğrenmesi bence çok çarpıcı. Bir dakika ya diğer dördünü anladık da Shakira ne zaman Hollywood’a gitti diye düşünenler için Zootopia filmindeki ceylanı hatırlatmak isterim. Bu animasyonda söylediği İngilizce şarkının sözlerini de kendisi yazmış. Bence sadece İngilizce ya da başka bir yabancı dili öğrenmek isteyenler için değil kendini herhangi bir alanda geliştirmek isteyen herkes için dinlemeye değer. Vazgeçmeyeceğim, hayır teslim olmayacağım Sona ulaşana kadar Ve sonra yeniden başlayacağım Hayır terk etmeyeceğim Her şeyi denemek istiyorum Başaramazsam bile her şeyi denemek istiyorum
By Last updated January 24, 2019 Filmleri ve televizyon izlemeyi seviyorsun, değil mi? Öyleyse, sana harika haberlerim var! Dizi ve film izlemek her zaman zaman kaybı değildir. Hele ki unutulmaz filmleri ve dizileri izleyip repliklerini ezberleyenlerdensen, İngilizce film ve dizi izlemenin büyük faydasını göreceksin. Belki zaten İngilizcenin popüler kültürde nasıl kullanıldığını biliyor ve harika filmler izleyerek İngilizceni geliştiriyorsundur. İnsanları güldürmek istediğinde, İngilizce dizi ve film replikleriyle izlediğin filmlere gönderme yaparak amacına ulaşabilirsin! Doğrudan popüler bir filmden, diziden ya da programdan alıntı yaparak espri yapmaya gönderme yollu mizah İngilizcede “referantial humor” denir. Hemen hemen herkesin bildiği bir şey üzerine konuşmak ya da herkesin tanıdığı birinden alıntı yapmaktır. “Family Guy” veya “Saturday Night Live” gibi programlar bu tür mizahı oldukça fazla kullanır. Meşhur birinin sözlerinden ya da bir filmin repliklerinden alıntı yaparlar, bazen de bu alıntıların bir ya da birkaç kelimesini değiştirirler. İngilizce konuşulan ülkelerde bu gayet yaygın bir mizah türüdür—insanlar her gün göndermeler yaparlar, bazen farkında bile olmadan! Bu yazıda bu ünlü İngilizce repliklerden ve göndermelerden birkaçının anlamını ve onları nasıl kullanabileceğini öğreneceksin. Hazır mısın? Haydi, başlayalım! Download This blog post is available as a convenient and portable PDF that you can take anywhere. Click here to get a copy. Download Arkadaşlarını Güldürecek 10 Meşhur İngilizce Replik 1. “Why so serious?” – Batman The Dark Knight “Neden bu kadar ciddisin? /Bu ne ciddiyet?” – Batman Kara Şövalye Muhtemelen bunu daha önce duymuşsundur. Yeni “Batman” filmlerindeki Joker karakteri bu sözü sık sık kullanıyor. 2008 yılında “Kara Şövalye” filmi çıktıktan sonra bu replik en popüler repliklerden biri haline geldi. Özellikle de Joker’in kalın, korkutucu sesini taklit etmeye çalışmak çok eğlenceli. Sözün anlamı gayet açık ve net, bu sözü birine neden o kadar ciddi olduğunu sormak için kullanabilirsin. Bu söz genellikle herkes eğlenirken asık suratla oturan ya da kahkahalara katılmayan kişilere söylenir. En iyisi, bu sözü Batman’i seven arkadaşlarının yanındayken kullan! Örnek A “I can’t believe you guys think this show is funny… it’s so stupid.” “Bu programın komik olduğunu düşünmenize inanamıyorum… Çok aptalca bir program.” B “Aw, come on Tom, it’s hilarious! Why so serious?” “Yapma, Tom, program çok komik! Bu ne ciddiyet?” 2. “How you doin’?” – Friends “N’aber?” – Friends Bu söz, 90’lardan 2000’lerin başlarına kadar yayınlanan meşhur TV programı “Friends”de defalarca kullanıldı. Dizinin birkaç ana karakterinden biri olan Joey bir oyuncu ve kendisi tam bir çapkın. Joey çok fazla flört ediyor ve flört ederken kullandığı meşhur sözü de aslında “N’aber? / “Nasılsın?” anlamlarına gelen “How you doin’?” Buradaki repliklerin çoğunda olduğu gibi, bunda da oyuncunun sesini taklit etmeye çalış. Bu repliği arkadaşım güzel ya da yakışıklı göründüğünde şaka olarak kullan ve bunu yaparken arkadaşınla flört ediyormuş gibi görün. Örnek A “Do you like my new dress?” “Yeni elbisemi beğendin mi?” B “Yeah…how you doin’?” “Evet… N’aber?” 3. “I’ll be back” – Terminator “Geri döneceğim” – Terminatör 80’lerin bu klasik filminde Arnold Schwarzenegger, “I’ll be back” “Geri döneceğim” repliğini on yıllar boyunca meşhur etti. Bu replik serinin farklı filmlerinde kullanıldığı gibi, günümüzde de yüzlerce filmde kullanıldı. Ne zaman biri bir yerden ayrılırken geri geleceğini söylemek istese, komiklik olsun diye aktörün sesini taklit ederek dramatik bir şekilde bu repliği söyler. Örnek A “Can you go to the store and buy some chips?” “Markete gidip biraz cips alır mısın?” B “Sure…I’ll be back!” “Tabii ki… Geri döneceğim!” 4. “Say hello to my li’l friend!” – Scarface “Küçük arkadaşıma merhaba de!” – Yaralı Yüz Bu repliğin tamamı, “You wanna play rough? Okay. Say hello to my li’l friend!” yani, “Sert oynamak mı istiyorsun? Tamam. Küçük arkadaşıma merhaba de!” “Yaralı Yüz” filminde Al Pacino ana karakteri canlandırıyor ve bu repliği füze atarını oldukça büyük bir silah çıkartıp insanları onunla vurmadan hemen önce söylüyor. Bu alıntı öyle çok şey için kullanılıyor ki! Sen de gizlediğin herhangi bir şeyi birine göstermeden önce bu sözü söyleyebilirsin. Silah, yavru köpek, oyuncak asker vb. Bazen cinsel bir gönderme olarak da kullanılır, aman dikkat! Örnek A “Is that a Chihuahua?” “O bir Şivava bir köpek türü mı?” B “Say hello to my li’l friend!” “Küçük arkadaşıma merhaba de!” A “…hello.” “…Merhaba.” 5. “Life is like a box of chocolates” – Forrest Gump “Hayat bir kutu çikolata gibidir” – Forrest Gump Sinema tarihinin unutulmaz filmlerinden olan bu klasik filmin başrolünde Tom Hanks var ve bu filmin pek çok repliğiyle gönderme yapılıyor. Bizim verdiğim replikle birlikte “Run, Forrest, run!” “Koş, Forrest, Koş!” repliği en popüler olanlar. Bizim alıntımız,”Hayat bir kutu çikolata gibidir,” şu şekilde devam ediyor “You never know what you’re gonna get.” “Payına ne düşeceğini asla bilemezsin.” Bu film yapıldığı dönemde, dükkanlarda satılan çikolata paketlerinin üzerinde içinde neli çikolata olduğu yazmıyordu, yani yiyene kadar insanlar çikolatanın neli olduğunu bilemiyordu. Bu alıntının anlamı, hayatın öngörülemez olduğu, yani başımıza ne geleceğini bilemememiz -filmin teması da zaten bu. İnsanlar bu sözü çikolata yerken kullanabiliyor, daha zeki görünmek için repliği değiştirerek söyleyebiliyor, ya da olması gerektiği şekilde, beklenmedik bir şey olduğunda bu sözü söyleyebiliyor. Örnek A “Life is like a box of chocolates.” “Hayat bir kutu çikolata gibidir” B “You say that every time I buy you these…” “Sana ne zaman bunlardan alsam, böyle söylüyorsun…” 6. “We’re not in Kansas anymore” – The Wizard of Oz “Artık Kansas’ta değiliz” – Oz Büyücüsü Judy Garland’ın oynadığı orijinal Oz Büyücüsü filminde, Dorothy bunu köpeğiyle birlikte bir hortum tarafından Amerika’daki Kansas’tan Oz Diyarı’na götürüldüklerinde köpeğine söylüyor. Alıntının tamamı şöyle “Toto, I’ve a feeling we’re not in Kansas anymore.” “Toto, içimde artık Kansas’ta olmadığımıza dair bir his var.” Bu sözü insanlar tuhaf ya da beklenmedik buldukları yeni bir yere gittiklerinde söylerler. Örneğin, eğer arkadaşınla birlikte bir bara gidersen ve gittiğiniz bardaki herkes çılgın kostümler giymiş olursa bu sözü söyleyebilirsin. Örnek A “This club looks like a vampire house…” “Bu bar bir vampir evine benziyor…” B “I have a feeling we’re not in Kansas anymore…” “İçimde artık Kansas’ta olmadığımıza dair bir his var.” 7. “The name’s Bond. James Bond” – The James Bond Series “Adım Bond. James Bond” – James Bond serisi Uzun yıllar boyunca çıkan pek çok James Bond filminin hemen hepsinde bu replik kullanılmıştır. Karakter kendini insanlara tanıtırken adını bu şekilde söyler. Sesi genellikle dramatik, tehlikeli ya da sosyetiktir. Bu sözü kullanmanın iki yolu var. İlki, orijinal alıntıyı smokin ya da oldukça şık bir takım elbise giydiğinde söylemek. Diğeri ise aynı şekilde Bond yerine başka bir ismi söylemek. Kendini havalı ve karizmatik hissettiğinde, havalı göründüğünde ya da öyle görünmek istediğinde bu sözü söyleyebilirsin. Örnek A “Wow! Why are you wearing such a nice suit?” “Vay canına! Neden bu kadar şık bir takım giydin?” B “The name’s Bond. James Bond.” “Adım Bond. James Bond.” 8. “You Can’t Handle the Truth!” – A Few Good Men “Gerçekle Başa Çıkamazsın!” – Birkaç İyi Adam Bu filmin başrolünde Tom Cruise, iki deniz piyadesini savunan bir avukatı oynuyor. Bu dramatik alıntı, Tom Cruise’un mahkeme salonunda Jack Nicholson’ı sorguladığı sahnede geçiyor. Tom Cruise “I want the truth!” “Gerçeği istiyorum!” diye bağırdığında, Jack Nicholson da öfkeyle ona, “You can’t handle the truth!” “Gerçekle Başa Çıkamazsın!” diye bağırıyor. Filmde, savaşın ve ölümün çirkinliğinden ve avukatın zihninin derinliklerinde bildiği gerçekle baş edememesinden bahsediliyor. Gönderme olarak bu replik, bir soruya cevap vermek istemediğin bir durumda söylenebilir. Genellikle biri sana bir soru sorduğunda ya da senden dürüst olmanı istediğinde, sen de espri olsun diye normal bir durumu çok ciddiymiş gibi göstermek istediğinde bu sözü söyleyebilirsin. Örnek A “Did you eat the last cookie? Tell me the truth.” “Son kurabiyeyi sen mi yedin? Bana doğruyu söyle.” B “You can’t handle the truth!” “Gerçekle Başa Çıkamazsın!” 9. “No soup for you!” – Seinfeld “Sana çorba yok!” – Seinfeld Uzun süre yayınlanan “Seinfeld” dizisinde, dizinin hayranlarının The Soup Nazi, yani Çorba Nazisi dedikleri bir karakter var. Dizinin ana karakterlerinden biri onu kızdırıyor ve yalnızca çorba satan bir lokantada çalışan Çorba Nazisi ona çorba satmayı reddediyor. “No soup for you!” “Sana çorba yok!” deyip verdiği çorbayı geri alıyor. Bu gönderme genellikle biri senden bir şey istediğinde ve sen o şeyi vermek istemediğinde, ya da vermek istemiyormuş gibi görünmek istediğinde kullanılır. Bu ister çorba olsun, ister herhangi başka bir şey. Örnek A “Hey, can I have a sandwich and some tomato soup?” “Hey, bir sandviç ve biraz domates çorbası alabilir miyim?” B “No soup for you!” “Sana çorba yok!” 10. “My precious” – The Lord of the Rings “Kıymetlim” – Yüzüklerin Efendisi “Yüzüklerin Efendisi” üçlemesinden alınan bu replik, diğerlerine göre biraz daha yeni bir gönderme. Bu sözü pek çok karakter söylüyor, ama en meşhuru Frodo’nun peşinden altın yüzüğünü ondan geri çalmak için giden Gollum/Smeagol’un söyleyişi. Gollum, yüzüğe “my precious,” yani “kıymetlim” diyor çünkü o yüzük onun için çok önemli ve ona sahip olması gerek. Repliğin tamamı, “It’s mine, my own, my precious,” şeklinde, yani “O benim, kendimin, kıymetlim benim.” Eğer sevdiğin bir şeyi koruyorsan, bunu şaka yollu söyleyebilirsin. Bu bir yemek, bir kişi ya da bir oyuncak olabilir. Aynı, “No soup for you!” “Sana çorba yok!” repliğinde olduğu gibi, bu göndermeyi de başkasına vermek istemediğin bir şey için kullanabilirsin. Bu söz de Gollum’unki gibi ürkünç ve tuhaf bir sesle söylenince eğlenceli oluyor. Örnek A “Is that a new watch? Can I see it?” “Saatin yeni mi? Bakabilir miyim?” B “No! Don’t touch, it’s my precious…” “Hayır! Dokunma, o benim kıymetlim…” Başka Gönderme Türleri Doğrudan replikleri alıntılamak yerine, TV dizilerine, programlarına, filmlere, karakterlere, bölümlere, yazarlara, yönetmenlere ve mekanlara da gönderme yapabilirsin. Eğer bir şey sana bir filmde ya da dizide gördüğün bir şeyi hatırlatıyorsa, arkadaşların neden bahsettiğini bildiği sürece gönderme yapabilirsin. Birkaç örnek verelim Örneğin, “Seinfeld” dizisindeki Elaine berbat dans ettiği için, birine “You dance like Elaine.” “Elaine gibi dans ediyorsun” diyebilirsin. Eğer bir mekan “Harry Potter” film serisindeki okul gibi büyülü görünüyorsa, “What is this place, Hogwarts?” Burası da neresi, yoksa Hogwarts mı? diyebilirsin. “Transformers” filminin yönetmeni olan Michael Bay’in filmlerinde çok fazla patlama olduğundan, büyük bir yangın ya da patlama olduğunda “Looks like Michael Bay was here,” Görünüşe göre Michael Bay buradaymış.” diyebilirsin. “Lost” dizisi kafa karıştırıcı olmasıyla meşhur olduğundan, eğer anlam veremediğin bir şey görür ya da duyarsan, “This is like an episode of Lost’ or something,” Bu Lost’un bir bölümü gibi bir şeydi.” diyebilirsin. Artık İngilizcede espri yapmak adına çoğu filme ve diziye gönderme yapılabileceğini biliyorsun. Üstelik buradaki örnekler çok bilinenlerin yalnızca birkaçı! Unutulmaz filmlere ve dizilere yapabileceğin daha pek gönderme var. Bu İngilizce göndermeleri anlamanın en iyi yolu bu filmleri ve dizileri izleyip en sevdiğin İngilizce replikleri uygun durumlarda başkalarına söylemek. Unutma, İngilizce film ve dizi repliklerine gönderme yaparken eğlenmek için en önemli şey, alıntı yaptığın karaktermiş gibi konuşup onu taklit etmek. Böylece sen de unutulmaz esprilere imza atabilirsin! Christine McGahhey şu anda Güney Kore’de yaşayan ve yıllarını öğrencilere ve yetişkinlere gönüllü olarak İngilizce öğretmeye adamış Amerikalı bir yazar. Unutmadan, Bir Şey Daha… Eğer filmlerle İngilizce öğrenmekten hoşlanıyorsan, FluentU uygulamasına da bir göz atmalısın. İnternet sitesinde olduğu gibi, FluentU uygulaması da İngilizceyi popüler talk-showlar, akılda kalıcı müzik videoları ve komik reklamlar aracılığıyla öğrenmeni sağlar, aynı burada görebileceğin gibi İzlemek istediğin her şey muhtemelen FluentU’da vardır. FluentU, İngilizce videoları izlemeyi inanılmaz derecede kolaylaştırıyor. Videoların interaktif altyazıları var. Bu sayede, kelimelerin tanımlarını, kelimeyi anlatan bir görseli ve faydalı örnekleri görmek için kelimelerin üzerine tıklaman yetiyor. FluentU ilgi çekici içerikleri dünyaca ünlü kişilerle öğrenmeni sağlar. Örneğin, “brought” kelimesinin üzerine tıkladığında, şunu görürsün FluentU her kelimenin üzerine tıklayarak tanımlarına bakmanı sağlar. Videolardaki bütün kelimeleri kısa sınavlar yoluyla da öğrenebilirsin. Öğrenmekte olduğun kelimelerle ilgili daha fazla örnek görmek için ekranı sola ya da sağa kaydır. İşin en iyi kısmı ne, biliyor musun? FluentU öğrenmekte olduğun kelimelerin hepsini hatırlar. Öğrendiğin kelimeleri baz alarak sana yeni örnekler ve videolar önerir. Bu sayede tamamen kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşarsın. FluentU’yu internet sitesi üzerinden bilgisayarında ya da tabletinde kullanmaya başla veya, daha da iyisi, iTunes store’dan veya Google Play’den FluentU mobil uygulamasını indir. Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu. Ücretsiz Kaydol!
ünlü bir insanın ingilizce hayatı