🏆 Diyarbakır Cumhuriyet Köyü Bel Fıtığı Tedavisi
Uzm Dr. Pınar Özlülerden, Anesteziyoloji ve reanimasyon, Algoloji ihtisaslarında hizmet vermektedir.Uzm. Dr. Pınar Özlülerden, Anesteziyoloji ve reanimasyon, Algoloji ihtisaslarında hizmet vermektedir. 1982 yılında doğdum , Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2006 yılında mezun oldum. 2009-2013 yılları arasında Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesinde Anesteziyoloji
SağlamFizyolife Danışmanlık Merkezi. 👉 C5-C6 - Aksillar sinir *lezyonunda Kol dış rotasyonu ve abduksiyonu bozulur. Kol adduksiyon ve iç rotasyondadır. Deltoid kası üzerinde duyu kaybı olur. -musculocutaneus sinir *lezyonunda Anahtar çevrilip kilit açılamaz. 👉 C6 Radial sinir *lezyonunda Düşük el görünümü ortaya çıkar.
BelFıtığına 15 dakikada çözüm. Köklüdere köyü (Mendik) Sakarya akyazı bel fıtığı tedavisi. Massage Therapist.
Belfıtığı Ağrısına 1 dakikada Son 2022 Rabbim şifa Bekleyen Herkese Şifalar versin inşallah. Bel Fıtığı Belirtileri önemlidir bunun için sizlere şimdiye kadar bel hareketleri öneriyorum bu hareketlerle bel fıtığından kurtul özellikle bel ağrıları için çok önemli hareketler. Hareketleri Yapıp yapmamak kesinlikle
Bel fıtığı tedavisini hastayı tavana asarak yaptılar 2 Bel fıtığı hastalarını akıl almaz bir yöntemle tedavi eden adam izleyenleri hayrete düşürüyor.
Boyunve Bel Fıtığı: Sabah ve akşam 15-20 dakikalık kaplıca tedavisi uygulanır. Sıcak suda boyun suyu içerisinde kalacak şekilde belirlenen süre kadar kalınır. Banyodan sonra yarım saat kadar istirahat yapılır. Tedavinin daha iyi neticeler vermesi için spa merkezimizde masaj ve manuel tedavi yaptırmanızda çok fayda vardır.
UzmDr. Orhan Coşkun Cevabı: L4 ve L5: Bel bölümündeki 4. ve 5. omurga kemiklerine denilir. Minimal posterior bulging ise bu omurların arka tarafında çok küçük fıtıklaşma olduğunu belirtiyor. Şikayetlerinizle beraber bu grafilerin değerlendirilmesi için bir fizik tedavi doktoruna başvurmanızı öneririm.
Fit& Fiz. Fzt. Serhan Yılmaz. Fizyoterapi ve rehabilitasyo. Daha fazla. 21 görüş. Adres 1. Online. Kılıçreis mah İnönü caddesi No 210 KAT 2 DAİRE 5, İzmir • Harita.
İnternetÜzerinden Hastane ve Doktor Bulabileceğiniz Ayrıca Hastalıklar Hakkında Bilgi Alabileceğiniz Sağlık Portalı
Karaman, "Bu, çağın tedavisi. Popüler bir tedavi yöntemi olduğu için insanlar, tedavi neredeyse gelip tedaviyi bulmaya çalışıyorlar. Bütün hasarlı olan bölgelere bu tedaviyi uygulamak mümkün." dedi. Karaman, bu yöntemin, kireçlenme, bel fıtığı ve cinsel sağlıkla ilgili tedavilerde kullanılabildiğini aktardı.
İlkayNafiye Topaloğlu. Kadın Hastalıkları ve Doğum. MEDICANA INTERNATIONAL İZMİR. 0232 970 35 35. infoizmir@medicana.com.tr. Doktordan Randevu Al.
Belfıtığı, Diyarbakır Hangi uzmanlığı aramıştınız? Fiziksel tıp ve rehabilitasyon Beyin ve sinir cerrahisi Anesteziyoloji ve reanimasyon Nöroloji Ortopedi ve travmatoloji Tümünü göster
tWLS. Her fıtık ağrısı çeken hastamız için tedavimizin birincil amacı, fıtıklaşmış diskten kaynaklanan ağrı ve diğer semptomları hafifleterek hastalarımızın sağlıklı bir hayata yeniden kavuşmalarıdır. Bu amaca ulaşmak için, her hastanın tedavi planı ağrının kaynağına, ağrının şiddetine ve hastamızın gösterdiği spesifik semptomlara göre kişiselleştirilerek buna uygun tedavi yöntemini izlemektir. Fıtıklaşmış bir disk, omurga boyunca herhangi bir yerde meydana gelebilecek bir durumdur, ancak en sık belde görülür. Bazen şişkin, çıkıntılı, yırtılmış veya patlamış olarak adlandırılır. Sıklıkla bel ağrısı veya “siyatik” diye bilinen kalçadan bacağa doğru yayılan ağrı yapar. İnsanların %60 veya %80'i, yaşamlarında bir kere bel ağrısı çeker. Fıtıklaşmış bir disk çok ağrılı olsa da çoğu hastada birkaç hafta veya birkaç ay yapılan cerrahi olmayan tedaviyle ağrılar düzelir. Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi oldukça önemli ve hastaların dikkat etmesi gereken bir rahatsızlıktır. Cumhuriyet Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi için bizlerden hemen ücretsiz bilgi alın ! Bel Fıtığı Tedavisi Terapi Uygulamalar Traksiyon Bantlama NeedlingKuru İğneleme Masaj
Kentteki özel bir hastanede çalışan Algoloji Ağrı tedavisi uzmanı Doç. Dr. Nebahat Gülcü Bulut, çalıştığı hastanenin ağrı tedavisi polikliniğinde, Plazma Rich Platelet PRP veya ''Kan Pulcuklarından Zengin Plazma'' tedavisi uygulamasına başladıklarını ifade tedavi şeklinin hastanın kendi kanıyla yapıldığını anlatan Bulut, ''Hastanın kolundan sanki tahlil yapılacakmış gibi belirli bir miktarda, 10 ile 20 mililitre kadar kan alınır. Daha sonra bu kan özel bir santrifüj işleminden geçirilerek sıvı kısmı ayrılır. Hastanın ağrılı bölgesine bu hazırlanan plazma verilir. Buradaki önemli nokta plazmanın içinde bulunan kan pulcuklarıdır'' şeklinde kan pulcuklarının, dokularda bir nevi kök hücre tedavisi kapsamında değerlendirilebilecek bazı işlemleri yaptığını dile getirerek, şunları kaydetti''Kan pulcuklarını, kronik ağrılı bir dokuya verdiğiniz zaman oradaki ölmüş hücrenin yerine geçerek, bu dokuyu yenilemektedir. Bu yenileyici özelliğinden dolayı pek çok tıbbi uygulama alanı vardır. Kırışıklık tedavisi, başka kozmetik uygulamalar, yanık izlerinin ve akne izlerinin hafifletilmesi gibi uygulamalarda kullanılabildiği gibi ağrı tedavisinde de çok geniş bir alanda uygulanmaktadır.''KENDİ KANIYLA TEDAVİ EDİLECEK/HABERİN VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ''Bel ağrılarında oldukça olumlu neticeler alındı''Bulut, tedavinin birçok alanda kullanıldığını, en önemlilerinin ise, disk kireçlenmeleri, bel fıtıkları ve kas romatizmalarına bağlı ağrılar olduğunu vurgulayarak, uygulanan tedavi ile hastalarda ciddi rahatlamaların görüldüğünü tedavi yöntemi sayesinde özellikle bel ağrılarında oldukça olumlu neticeler alındığına dikkati çeken Bulut, bu ağrı tedavisi yöntemini bütün hastalara tavsiye ettiğini tedavi yönteminde hastanın kendi kanı kullanıldığı için herhangi bir alerji ve yan etki riskinin de bulunmadığını ifade ederek, ''Kaynak neredeyse sonsuz. Kişinin kendi kanı alınarak, istenilen miktarda bu tedaviden yapılabilmekte. Bu tedavi ile ameliyatsız ve narkozsuz bir şekilde bel fıtığından kaynaklanan ağrılar, önemli bir şekilde azaltılmaktadır. Bu tamamlayıcı bir tedavi olarak günlük hayat kalitesini önemli derecede arttırmaktadır'' şeklinde konuştu.''Kalıcı bir tedavi sağlanmakta''Hastadan alınan kanla hazırlanan serumun hazırlanışı hakkında bilgi veren Bulut, şöyle devam etti''Bu sıvıyı biz hastadan aldığımız kanla hazırlıyoruz. Kanın üzerine, kanın pıhtılaşmasını önleyici ilaç karışımını koyduktan sonra kan santrifüj edilmekte. Bu şekilde kanın hücre kısmı, yani ağır olan kısmı dibe çökmekte, üst kısımda da kanın plazma kısmı yani sıvı kısmı kalmakta. Özelikle etkili olan alan, bu sıvı kısmı ile katı kısmı arasında kalan alanda tedavi edici hücreler birikmiş bulunmakta. Biz bu sıvıyı tüp içerisinden alarak çok küçük miktarlarda ağrılı, gençleşmesini istediğimiz ve yenilenmesini istediğimiz bölgeye veriyoruz. Serumun uygulandığı o bölgede çok hızlı bir şekilde yüz güldürücü ve kalıcı bir tedavi sağlanmakta. Ağrı tedavisi uygulandığında, uygulanan bölgede yenilenme sağlandığından, diğer tedavi yöntemleri ile 6 ay veya 1 yıl rahatlık sağlanabilirken, bu tedavi yöntemi ile kalıcı olarak hastanın o ağrısından kurtulması mümkün.''Bulut, tedavi için kendilerine her yaştan hastanın başvurduğunu anlatarak, gelen hastaların, uzun süre hastaneye gelip gitmek zorunda kalmadığını vurgulayarak, bu tedavi yönteminin tek seferde sonuç verdiğini ve etkisinin bir hafta içerisinde ortaya çıkarak oldukça rahatlama sağladığını fıtığı ağrıları nedeniyle yürümekte güçlük çeken ve hastaneye tedavi için gelen 47 yaşındaki Naile Çimşir, ''Tedavi öncesinde sabah uyandığımda ayaklarımda sertlikler oluyordu. Yürümekte zorlanıyordum, kalkamıyordum. Kendime gelmem bir saati buluyordu. Bu tedaviyi duydum, şimdi iyiyim. Daha önce başka hastanelere gittim iyileşememiştim şimdi kendimi daha iyi hissediyorum'' ifadesini kullandı.
Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde yeni bir poliklinik daha açıldı. Kronik ağrısı olan hastalara hizmet veren poliklinikte bel ağrısı ve kanser tedavisi gören hastalara hizmet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Murat Acar, hastane olarak ilerleyen günlerde yeniliklerin devam edeceğini söyledi. Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Murat Acar, kurulan ağrı merkezinde özellikle kronik ağrıları bulunan fıtık, bel ağrısı ve kanser hastalarına tedavi uygulandığını kaydetti. Acar, ağrı merkezinde bir çok alanda tedavi uygulandığını ve merkezin özellikle kanser hastalarına yönelik olduğunu ilgili bir açıklamada bulunan ağrı polikliniği sorumlu hekimi Erhan Gökçek ise, polikliniğin yaklaşık bir aydır hizmete açıldığını vurgulayarak Diyarbakır’ın böyle bir polikliniğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Ağrının insanoğlunun tarihi ile eşdeğer olduğunu kaydeden Gökçek, "Ağrı, insanoğlunun tarihi ile eşdeğerdir. Hiçbir insan yoktur ki, yaşamının herhangi bir döneminde ağrıdan yakınmasın ve hekime başvurmasın. Ağrının basit bir bulgu olarak değil, bir hastalık olarak ele alınmasıyla birlikte son 30 yıl içerisinde tıpta önemli gelişmeler olmuştur. Ağrının mekanizması, çeşitli bölgelerin ağrılarının nasıl meydana geldiğinin anlaşılması hücrelerimiz ve genlerimiz seviyesinde ağrı mekanizması ile ilgili çok önemli adımlar atılmıştır. Artık, ağrının vücutta nasıl meydana geldiği çeşitli yöntemlerin sayesinde çok daha belirgin bir biçimde ortaya konabilmektedir" başvuran hastaların en sık yakındığı ağrılar arasında bel ve bacak ağrıları, bel fıtığı boyun ile kol ağrıları olduğunu aktaran Gökçek, "Ağrı polikliniğimize başvuran hastaların en sık yakındığı ağrılar şu şekilde sıralanabilir. Cerrahi müdahale gerektirmeyen bel ve bacak ağrıları, bel fıtığı ve diğer nedenlere bağlı ağrılar. Boyun ve kol ağrıları, boyun fıtığı ve diğer nedenlere bağlı ağrılar, omuz-kol ağrıları, baş ağrıları, migren, gerilim tipi baş ağrıları ve diğerleri, yüz ağrıları, nevraljiler, kas iskelet sisteminden kaynaklanan ağrılar, myofasyal ağrılar, nöropatik ağrılar, sinir sisteminin belirli bölgelerdeki harabiyetinden kaynaklanan ağrılar, damarlardan kaynaklanan ağrılar, ameliyat sonrası görülen ve geçmeyen ağrılar, kanser ağrıları ve nedeni belli olmayan ağrılar olarak sıralanabilir" diye konuştu."AĞRI KADERİNİZ DEĞİLDİR"Tıbbın elinde biriken bilgi birikiminin, ağrının yüzde 90 oranında dindirilmesine olanak sağladığını hatırlatan Gökçek, "Buna rağmen bu bilgi birikimi hekimlere yeterince yayılamadığı için, hastalar bu hakkı yeterince kullanmadığı için ağrılı hastalar ancak yüzde 30 oranlarında tedavi edilebilmektedir. Ağrı kliniklerinde ağrı tedavisi için kullanılan başlıca yöntemler ilaç tedavileri ve girişimsel ağrı tedavisi yöntemleridir. Nöral terapi, tetik nokta enjeksiyonu, epidural steroid enjeksiyonu, sinir blokları, eklem içi enjeksiyonlar gibi pek çok girişimsel işlem polikliniğimizde uygulanmaktadır. Bu işlemlerden nöral terapi işlemini kısaca anlatırsak; Diyarbakır Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesi’nde hizmete giren ağrı polikliniğimiz hastalarımızın hayat kalitesini arttırmayı amaçlamakta ve bunun için çalışmaktadır. Ağrı tedavi edilebilir bir hastalıktır. Ağrı kaderiniz değildir" şeklinde konuştu.
Bel fıtıkları %95’i, L4-L5 ve Dördüncü-beşinci kemik arası ve L5-S1 seviyelerdedir. Beşinci kemik-kuyruk sokumu kemiği arası Bel Fıtığının bu bölgelerde daha sık olmasının sebebi, bu seviyelerde yüklenmenin daha fazla olması, kanal çapının daha dar ve en hareketli segmentler olmalarına bağlanabilir. Bulgular Hastaların çoğu 30-50 yaşları arasındadır. Ana yakınma bel ve bacak ağrısıdır. Hastalar çoğu kez, önceden olan hafif bel ağrılarının bir zorlama ile arttığını ve bacaklarına indiğini ifade ederler. Ağrı, öksürme, hapşırma, ıkınma ve bel hareketleriyle artar. Ağrı ile birlikte hasta, bacaklarındaki uyuşma, karıncalanma, kuvvetsizlik ve incelmeden yakınabilir. Hasta ayakta dik durmakta zorluk çeker. Tedavi Akut, subakut ve kronik dönemde farklılıklar gözlenmektedir. İlk 2-3 hafta akut dönem, 3 aya kadar subakut, 3 aydan sonra kronik dönem olarak alınabilir. Akut dönem ilk 2-3 hafta Yatak istirahati1-3 hafta İlaç tedavisi ağrı kesiciler, kas gevşeticiler Yüzeyel ısı sıcak torba, İzometrik egzersiz Subakut dönem 3 hafta-3 ay Hastanın lumbosakral korse ile ayağa kalkmasına ve yürümesine izin verilir. Hasta ayakta veya yatırılarak fizik tedavi programına alınır. Bu programda, yüzeyel ve derin ısı, traksiyon, alçak frekanslı akımlar, manipülasyon gibi yöntemler uygulanarak tedavi düzenlenir. Bu dönemde egzersizler arttırılmalıdır. Kronik dönem 3 ay sonrası Hastaya bel-karın-bacak kaslarını stabilize ederek güçlendiren egzersiz programı ve günlük yaşamda belini uygun kullanmaya yönelik bir eğitim programı bel okulu verilir. Cerrahi tedavi Konservatif tedaviye rağmen, ilerleyici, nörolojik kayıpları olan, büyük ve kanal içine doğru ilerlemiş veya kanal içine düşen fıtıklarda cerrahi yöntem uygulanır. Osteoartrit Eklem kireçlenmesi Osteoartrit, eklemlerde ve çevresinde dejeneratif ve enflamatuar patolojik değişikliklerle karakterize, multifaktöriyel etyolojili bir hastalıktır. Her kesimden insanı etkileyen, acı veren, iş gücü kaybına, özürlülüğe yol açan, osteoartrit, yıllar boyu doğal yaşlanma, yıpranma hastalığı olarak kabul edilmiştir. Doğrudan ölümcül hastalıklara yol açmaması, daha ziyade emekli kesimi ilgilendirmesi gibi muhtemel nedenlerle, kanımızca olması gerekenin çok altında ilgi çekmiş bir hastalıktır. Bu kaderci görüş son birkaç yıldır terk edilmeye başlamıştır. İnsan ömrünün uzaması, hasta ve hasta sahiplerinin, osteoartrite uygulanan cerrahi girişimlerin sayısının, etkinliğinin ve maliyetinin artması ile sigorta kuruluşlarının ve devletlerin ekonomik gidişi ile ilgili düşünceler, ilaç fabrikaları ile araştırma laboratuvarlarının dikkatini çekmiş ve hastalık üzerinde tekrar eğilmeye yönlendirmiştir. Gelişen teknoloji ve bilgi birikimi ekonomik ve toplumsal desteği arkasına alınca osteoartrit ile ilgili çalışmalar büyük hız kazanmıştır. Osteoartritde yaygın patalojik değişiklikler, eklem bağ dokularında, özellikle eklem, subkondral kemik, eklem sıvısı ve kapsülde saptanır. Başlıca pataloji, eklem kıkırdağındaki ilerleyici kayıptır, buna eklem sıvısında hyolunirik asidin depolimerize olması, subkondral skleroz, eklem kenarlarında osteoartrit oluşumu ve değişik oranlarda sinovit eşlik eder. Risk faktörleri Genetik faktörler Hormonal faktörler Endokrin hastalıklar diabet, akromegali vs. ve metabolik hastalıklar gut vs. ciddi risk faktörleridir. Travmatik faktörler Meslek nedeniyle sıkça yapılan ağır kaldırma, yük taşıma, şişmanlık, meslek nedeniyle çok kullanılan eklemlerin osteartriti gibi. Bel fıtığı tedavisini planlarken beraberinde başka durumlarında olup olmadığı kontrol edilmeli ve program buna göre düzenlenmelidir. Örneğin faset eklem patolojileri ve kireçlenmeler sıklıkla bel fıtığına eşlik edebilirler. Dolayısıyla böyle bir durumda tedavinin sonuç vermesi için doğru planlanması gerekir. Tedavi konsarvatif ve cerrahi tedavi olarak 2’ye ayrılır. Bel fıtığı hastalarının %3-5 inin ameliyata gittiği düşünülürse konservatif tedavinin önemi ortaya çıkıyor. Konsarvatif tedaviyi 3 döneme ayırarak planlarız. 1-Akut dönem ilk 2-3 hafta 2-Subakut dönem 3hafta-3ay arası 3-Kronik dönem 3aydan sonraki dönem Akut dönem İlk 1 hafta hasta yatak istirahati yapmalı ve beraberinde ilaç tedavisi uygulanmalıdır. Kas gevşeticiler, antienflamatuar ilaçlar, vitaminler ve trankilizanlar verilmeli; sıcak torbalar günde 1-2 kez bel bölgesine konulmalıdır. Yatan hastalar kas gücünü yitirebileceğinden bunu önlemek için izometrik sırt ve karın egzersizlerine başlanılmalıdır. Hasta sırt üstü yatarken dizlerin altına yastık konulmalı veya dizlerini karnına çekerek yan yatması önerilmelidir. Subakut dönem 2-3 hafta sonra şikayetlerinde gerileme olmayan hastalar fizik tedavi programı içine alınırlar. Uzun süre ayakta duran hastalara korseler önerilebilir. Hastaya yüzeyel ısıtıcılar ve ultrason, kısa dalga gibi derin ısıtıcılar uygulanır. Bunların etkisiyle dokular beslenir, metabolik atıklar hızlanarak dokuların tamir süreci artar. Isı ve alçak frekanslı akımlardan sonra traksiyon ve egzersizler uygulanır. Traksiyon gergin kasları gevşetir, diskin beslenmesini artırır, basıyı azaltarak ağrının hafiflemesini sağlar. Bel ağrılı hastalara verilen egzersizler ağrıyı azaltır, kasları kuvvetlendirir, postürü ve mobiliteyi düzeltir, masaj ve manipülasyon ile kas programı açılır ve gergin kaslar gevşetilir. Tüm bu klasik yöntemlerin dışında son yıllarda kas güçlendirme cihazları kullanılmaktadır. Bel fıtığının en önemli yan etkisi sinir basısına bağlı çevre kasların gücünü yitirmesi ve giderek atrofiye olması yani incelmesidir. Eskiden sadece egzersizler ile kaslar güçlendirilmeye çalışılıyordu. Günümüzde ise kullanılan kas cihazları ile her kas istenilen güce getirilebiliyor. Böylece hem fıtığın büyümesi engelleniyor hem de eklemler ve kemik yapıda korunuyor. Bu tedavi yönteminin, ameliyat sonrası da her hastaya uygulanması, daha sonraki yıllarda ameliyatın başarısının devamı için çok önemlidir. Kronik dönem Bel fıtığının 3 ay ve sonrasında bel ve çevre kasları korumak amacıyla “BEL OKULU” oluşturulmuştur. Bel okulu programında ;hastaya bel ağrısının sebepleri ve hastalığı ile ilgili bilgi verilmesi ,günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi ve egzersizlerin öğretilmesi amaçlanır. Günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi, omurga üzerine düşen yükün azaltılması hastanın içinde yaşadığı mekanların düzenlenmesi ve aktiviteler sırasında nasıl davranılması gerektiğinin öğretilmesi ile olur. Hastaya nasıl oturması gerektiğini, yatmada nelere dikkat edeceği, tuvalet ve lavaboda, ev aktivitelerinde, yük taşımada hangi hususları göz önüne alacağı anlatılır. Bel fıtığının ameliyatsız tedavisi mümkünmüdür? Bel fıtıklarının %98 inin tedavisi ameliyatsızdır. Sadece %2-3 bel fıtığı ameliyata gider. Geri kalan %98 ine FİZİK TEDAVİ uygulanır. Tedavi yöntemleri nelerdir? Tedavi ne kadar sürer? Fizik Tedavi çok geniş bir tedavi zincirinin genel adıdır. Kullanılan olacak frekans ekipmanları ultrason, traksiyon, manipülasyon, masaj, egzersiz vs. hepsi fizik tedavinin içinde yer alır. Bel fıtığının tedavisin de amaç derin dokulardaki kas spazmını açmak kan dolaşımını düzenlemek, ağrıyı gidermek ve zayıflayan çevre kasları güçlendirmek kısaca bozulan mekanizmayı yeniden düzeltmeye çabalamaktır. Bel fıtıklarının fizik tedavisi ile tedavi başarısı %100 e yakındır. Tekrarlama olasılığı var mıdır? Bel fıtığının ameliyat olsa da tekrarlama olasılığı vardır. Günlük yaşamda belli kurallara uyarak egzersizler düzenli yapılarak ve kilo almamaya dikkat edilerek tekrarlanmasının önüne geçilebilir. Hangi durumlarda ameliyat kaçınılmazdır? Ekstrüde herni dediğimiz kanala taşan veya kopabilecek hale gelen fıtıklarda ameliyat kaçınılmaz. Bu da %2-3 oranındadır. Kimler bel fıtığı riski altındadır? Obezler Aşırı kilolular Sedenter yaşayanlar Hareketsiz yaşayanlar Aşırı ağırlık kaldıranlar Halterciler, hamal vs. Travma kaza sonrası Genetik Ailesinde bel fıtığı olanlar daha yüksek risk altındadır. Bel fıtığı tedavi edilmediği takdirde ne gibi problemlere yol açar? Çevre kasları zayıfladığında kalça, diz eklemi sorunlarına yol açabilir. Hasta yürümede zorluk çekebilir ileri durumlarda yürürken yere düşebilir, diz bileğini hareket ettiremeyebilir, ayak ve ayak bileği sorunları yaşayabilir daha ileri durumlarda felç kalma riski de vardır.
Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Naki Keleş, tam endoskopik kapalı bel fıtığı ameliyatından sonra hastaların aynı gün veya ertesi gün eve gidebildiğini söyledi. Ekleme - 1551 Güncelleme - 1551 / Editör Ozge Selin / Kaynak İHA Samsun’da yaşayan 23 yaşındaki İbrahim Çörtük, şiddetli bel fıtığı ağrısı şikayetinden, Samsun Büyük Anadolu Hastanelerinden kurtuldu. Samsun’da yaşayan 23 yaşındaki İbrahim Çörtük, bel fıtığı şikayetinden kurtulmak için Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Naki Keleş’e başvurdu. Yapılan endoskopik bel fıtığı ameliyatı ile İbrahim Çörtük, şifa olmadan 1 sene önce bel fıtığının olduğunu ve bu ağrıdan dolayı çok sıkıntılar çektiğini dile getiren 23 yaşındaki İbrahim Çörtük, “Yaklaşık 1 sene önce yaptığım ani hareket sonrasında fıtığımın patladığını öğrendim. Son 4-5 aydır da ağrılarım dayanılmaz bir şekilde arttı. Bu bel fıtığının tedavisini araştırdım ve Samsun’da Büyük Anadolu Hastanelerinde yapıldığını öğrendim. Hastanede Naki hocamızla tanıştım kendisiyle tam endoskopik bel fıtığı ameliyatı hakkında bilgiler aldım ve ameliyatı olmaya karar verdim. Ameliyatımı oldum. Ameliyattan çıktığımda ve dinlendikten sonra ağrılarımın olmadığını, dayanılmaz bir şekilde ağrılarımdan kurtulduğumu gördüm. Şu anda çok iyiyim ve keşke bu zamana kadar bu ağrıyı çekmeseydim. Ameliyata hiç güvenim yoktu fakat Naki hocamıza güvendik ameliyatımızı olduk. Allah’a şükür çok iyiyim. Kesinlikle benim gibi ağrı çekenlere bu ameliyatı öneririm, beklemeye gerek yok. Beni bu ağrılardan kurtardığı için Büyük Anadolu Hastanelerine ve Naki Keleş hocamıza çok teşekkür ediyorum” işlem hakkında bilgiler veren Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Naki Keleş, “Günlük hayatımızda yaptığımız ani hareketler ya da kaldırılan ağır eşyalar belimiz de ciddi hasarlar bırakmakta hatta fıtığa varan sağlık problemlerine yol açmaktadır. Geçer diye beklediğimiz ya da doktor kontrolü dışında yapılan tedavi yöntemleri hastanın günlük yaşantısını olumsuz etkilemekte hatta daha da büyük hasarlara yol açmaktadır. Bel fıtığı olan her hastanın ameliyat olması gerekmemektedir. Hastanın dinlenme, fizik tedavi uygulamaları gibi cerrahi olmayan seçeneklerle bel fıtığı hafifletilebilmektedir” diye endoskopik bel fıtığı tedavi yöntemiBel fıtığı tedavisinde yeni bir yöntem olan tam endoskopik kapalı bel fıtığı ameliyatı hakkında önemli bilgiler veren Keleş, "Tam endoskopik kapalı bel fıtığı merkezimizde gerçekleştirilen operasyonlarda hastalar günübirlik yatış yapılmaktadır. Ameliyattan sonra aynı gün veya ertesi gün eve gidebilir. Kısa bir süre içerisinde de iş hayatına dönebilmektedir. Tam endoskopik kapalı bel fıtığı ameliyatı hasta konforu son derece yüksek bir operasyondur. Cerrahi sonrası ağrının açık ameliyatlara oranla daha az olması, hastanede yatış süresinin az olması normal yasama erken dönülmesi, cerrahiye bağlı anatomik hasarın açık cerrahiye göre az olması gibi avantajlarının olması endoskopik diskektomiyi başarılı kılmıştır" şeklinde konuştu.
diyarbakır cumhuriyet köyü bel fıtığı tedavisi